31 Ekim 2017 Salı

Mobil uygulama optimizasyonu ASO

Mobil araçların hayatımızdaki kullanım seviyesinin artışı ile birlikte mobil uygulamaların önemi de o oranda artış göstermektedir. Mobil uygulama geliştiriciler için arama motoru optimizasyonu da bu yüzden daha fazla önem kazanmaktadır.

Gerek Google Play Marketi gerekse IOS App store uygulama veritabanında diğer uygulamalar arasında öne çıkmak daha fazla kişiye ulaşmanızı sağlayacak ve o oranda da kazancınızı artıracaktır. Yazılımcıların bu yüzden yazımızı dikkatle okumalarını öneririz. Rakip uygulamalardan öne çıkmak istiyorsanız bu sayfamızdaki teknikleri uygulamanızı öneririz.

Organik bir şekilde uygulama yüklenme sayısını artırma, olumlu yorum sayısını istenilen seviyeye ulaştırmak için ciddi bir performans sergilemeniz gerekecektir. Bu arada sözü açılmışken doğal olmayan yükleme ve yorum satın alma işlemleri emin olun size faydadan çok zarar verecektir. Bu yüzden hile yapmamanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. İnternet siteleri için nasıl doğal seo yapılması gerekiyorsa mobil uygulamalar içinde aynı şekilde organik ve doğal çalışmalar yapmak mühim bir durumdur. Tablet ve akıllı telefonlarına uygulama yüklemek isteyenlerin yüzde 60 ‘ı dizinde arama yaparak indirme işlemini gerçekleştirmektedir

App store seo nasıl yapılır ?

Kısa başlıklar ile açıklayacağımız app store uygulamaları için seo çalışması nasıl yapılır konusunda sorularınız olursa yorum bölümünden bizlere ulaştırabilirsiniz.

    Uygulama ismi
    Uygulamanıza vereceğiniz isim çok büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden üst sıralarda çıkmak istiyorsanız mutlaka anahtar kelimeyi içeren bir isim vermenizi öneririz. Genel isimler ile başarı sağlamanız oldukça zor olacaktır. Başlık kısmında rekabetli anahtar kelimeye yer vermelisiniz.  İsme karar vermek için google anahtar kelime teşhis ve analiz aracını kullanabilirsiniz.
  
    Yayıncı Adı
    Yayıncı adınında sektörel anahtar kelimeyi içermesi avantajlı bir durumdur.

    Uygulama açıklaması
    Açıklama kısmında ulaşmak istediğiniz hedef kitleye uygun bir şeklide hem doyurucu hem de çıkmak istediğiniz kelimeleri içeren doğal bir yazı yazmanız sizin başarınıza katkı sağlayacaktır. Açıklamayı yazarken aşırı şekilde aynı kelimeleri kullanmamaya özen gösterin.
   
    Anahtar kelime alanı
    Semantik seoya uygun bir şekilde direk alakalı ve yakından ilgili kelimeleri bu alana doğru bir şeklide yerleştirmelisiniz.
  
    Uygulama ekran görüntüleri
    Ekran görüntüleri bir uygulamanın yüklenmesine etki eden en temel kriterlerden biridir. Kullanıcıların çoğu beğendikleri ekran görüntüleri sebebi ile uygulamayı akıllı mobil cihazlarına kurarlar. Ne kadar çok ekran görüntüsü yüklerseniz ve bu görüntüler ne kadar akılcı olursa o kadar iyi olacaktır.
   
    Tanıtım videosu hazırlamak
    Güzel bir tanıtım videosu ile uygulamanın tam olarak ne işe yaradığını ve avantajlarını saniyeler içinde ziyaretçiye ifade edebilirsiniz. Bu yüzden uygulamalara tanıtım videosu hazırlamak hayati önem taşımaktadır.
   
    On Metadata optimizasyonu
    İnternet siteleri için site içi seo nun uygulamalar için karşılığıdır. Başlık, Açıklama, Ekran görüntüleri, Video, İkon gibi tüm etkilerin en iyi şekilde kullanılarak aşırı bir duruma kaçmadan doğru bir şekilde optimize edilmesini ifade eder.
  
    Off Metadata optimizasyonu
    Bu da normal internet siteleri için offpage seo ( site dışı seo ) çalışmasının karşılığıdır. Uygulamayı sektörel internet sitelerinde tanıtmak, yorum ve beğenilme sayısı, sosyal medya ve internet reklamları ile off metadata başarınızı artırabilirsiniz. Uygulama indirme sayısı, indirme sıklığı ve yorum sayıları bu metrikler arasında yer almaktadır.

Otomatik sosyal medya paylaşımı

Otomatik sosyal medya paylaşımı

Site yöneticileri için sosyal medya yönetimi bazen can sıkacak şekilde uzun zaman alabilir. Özellikle seo uzmanları yönettikleri onlarca sitenin sosyal medya yönetimi için yetecek zamanı bulamazlar. Buda müşterilere daha az faydalı olabilmek anlamına gelmektedir. Bu sıkıcı süreci hem kolaylaştırmak hem de danışmanlık hizmeti verilen müşteriyi memnun etmek için kolaylaştırıcı yöntemleri bu yazımızda paylaşacağız.
Sosyal medya yönetimi günümüzde özellikle kurumsal yapıda olanlar için son derece önemlidir. İnternet sitesinde yayınlanan sitelerin otomatik olarak sosyal medya platformlarında paylaşılması bir site yöneticisinin işlerini kolaylaştırır. Sürekli içerik girilen bir sitede bir yazıyı facebook, google plus, pinterest, instagram, twitter, linkedin , friendfeed ve diğer sosyal medya sitelerinde tek tek paylaşmak gerçekten yorucu ve zaman alan bir işlemdir.
Peki bu işlemleri otomatik hale getiren ve hızlandıran öneriler var mı ? Cevabı evet hemde oldukça kaliteli sistemler var. Bu sosyal medya araçlarını kullanarak kendinize bolca zaman kalmasını sağlayabilirsiniz.

Otomatik paylaşım araçları:

  • IFTTT
  • Zapier
  • Aweber
  • Buffer ( Önerilir )
  • Dlvr.it
  • Hootsuite ( Önerilir )
  • Onlywire
  • JetPack Publicize ( WordPress için facebook ve twitter paylaşmak eklentisi )
  • Next Script Social Networks Auto Poster ( WordPress için eklenti )

30 Ekim 2017 Pazartesi

Instagram Keşfetinde Gözükmek İçin

Şimdilerde en popüler uygulamalar arasında başı çeken Instagram’da, daha büyük kitlelere hitap edebilmeyi büyük çoğunluğun istediğini görmekteyiz.Bunu gerçekleştirebilmek için de insanların gözlerinin önünde bulunabilmek önemli bir etken.
Eskiden keşfette sadece çok popüler olan ünlü hesapları görülebiliyordu. Ortalama bir kullanıcının keşfedilmesi imkansız sayılabilirdi.Şimdilerde, ilgilendiğin fotoğraflara bakılarak keşfet optimize ediliyor. Buna, her takipçi sayısından insanın keşfedilmesi kolaylaştı diyebiliriz kısaca.
Buna bir örnek vermek gerekirse; eğer siz manzara fotoğraflarıyla daha çok ilgileniyorsanız ve böyle sayfalarda daha çok yorum yapıyorsanız veya beğeniyorsanız, keşfette buna benzer fotoğraflar sizleri bekliyor olacak diyebiliriz.

Sizin yaptığınız paylaşımlar nasıl keşfete düşecek?

İlk başta yapmanız gereken şey ve aslında en önemli şey hesabınızı herkese açık yapmak. Kapalı bir hesabın keşfete düşme ihtimali yoktur. Hesabınızın herkese açık olduğundan emin olduktan sonra kalan maddeleri uygulamaya başlayabilirsiniz.

Takipçi artışınızın ivmesi düzenli olsun

Instagram’ın keşfet algoritmasının en çok dikkat ettiği etkenlerden biri ivmeli yükseliştir.
Takipçi sayınızın bir gün içinde yüzden (100) bine (1000) çıkması eğer sonraki gün de aynı ivmeli bir organik artış olmayacaksa sanılanın aksine hesabınız açısından zararlıdır. Instagram’ın yine hesabınızı spam olarak algılamasına neden olacağı gibi keşfette çıkma ihtimalinizi de büyük oranda azaltacaktır. Instagram’ın keşfet algoritmasının en çok dikkat ettiği etkenlerden biri ivmeli yükseliştir.

Etiket (Hashtag) kullanımı

Gereğinden fazla etiket kullanmak da üst üste fotoğraf atmak gibi sakıncalıdır.Bir gönderinizin altına ilerleyen saatlerde kaldıracak olsanız bile elliye yakın etiket koymanız keşfete düşme ihtimalinizi birkaç hafta içinde büyük oranda düşürecektir. Beğeni sayınızın etiket sayısı arttıkça artması gözünüzü boyamasın. Her gönderi için en fazla 5 etiketin yeterli olduğunu düşünerek sabırlı davranmanız gerekmektedir.

Yer bildirimi

Lokasyon arayan insanların sizin paylaştığınız gönderilerle karşılaşmasını sağlamak açısından yer bildirimi yapmak, kolay ve etkili yollardan biri olacaktır.

Düzenli paylaşım

Gönderi paylaşımlarının azı da çoğu da, sık paylaşımı da düzensiz paylaşımı da makbul değildir. Üst üste beş gönderi paylaşmanız Instagram‘ın sizi spam olarak algılamasına neden olabilir. Gönderi sayısını azaltmanız da keşfete düşme ihtimalinizi azaltacaktır. Bunun önüne geçmek için belli saatler belirleyip, günde en az bir paylaşım olacak şekilde aynı saatlerde paylaşımlarınızı düzenli bir şekilde yapmanız gerekiyor.



Etkili Adwords Listesi Oluşturma

Adwords anahtar kelime listesi oluştururken nelere dikkat edilmelidir?

Günümüzde çoğu kişinin kullandığı Google Adwords reklamcılığında anahtar kelimeler reklam verenler için büyük bir önem taşıyor. Projeleriniz için etkili ve doğru anahtar kelime listeleri oluşturmak, açtığınız reklamlarla alakalı potansiyel müşterilerinize ulaşmak. Bu durumda önemli olunan nokta kullandığınız anahtar kelimeler, hedef kitleniz olan potansiyel müşterinin arattığı kelimelerle eşleşmek zorunda. Peki etkili anahtar kelime listeleri nasıl oluşturulur?





Kendinizi Müşterinin Yerine Koyarak Düşünün

Burada bahsedilen şey potansiyel müşterinin Google‘da ürün aratırken ne tür kullandığı terimlerdir . Etkili Adwords anahtar kelime listesi oluştururken ilk yapmanız gereken ve işinizi kolaylaştıracak olan faliyet ürün veya hizmetleriniz ile ilgili kategoriler oluşturmaktır. Sonra bu kategorilerin her birine ürün ve hizmetlerinizle uyumlu terimler ekleyebilirsiniz. Potansiyel müşterinin ürün aratırken kullanacağı terimleri girmelisiniz.

Daha Fazla Kişiye Erişim Sağlamak İçin Genel Arama Terimleri Kullanın

Verdiğiniz reklamların daha fazla kişiye ulaşmasını istiyorsanız daha genel terimler kullanmalısınız. Fakat kullandığınız genel kelimeler işletme,ürün ve hizmetlerinizle uyumlu olmalıdır. Çok genel kelimeler kullanmak, reklamlarınızın saçma sapan yerlerde çıkmasına sebep olacaktır.

Anahtar Kelime Sayısına Dikkat Edin

Anlatılmak istenen şey aslında ürün ve hizmetlerinizinle alakalı anahtar kelimeler içermesi gerekiyor. Anahtar kelime sayısına dikkat etmeliyiz. Google’ın önerdiği 5-20 anahtar kelime ve daha fazla anahtar kelime ekleyebilirsiniz. Ekleyeceğiniz kelimelerin doğrudan alakalı olması gerekmektedir. Ayrıca anahtar kelime eklerken yazım yanlışlarına göre eklemenize gerek yoktur.

Test Edin

Oluşturduğunuz reklamların performanslarını saha içinde değerlendirmeniz gerekmektedir. Buraya kadar yaptığımız işlemlerde beyin fırtınası yapıp, bilinç altımızda ki yaratıcılığımızı kullanarak anahtar kelimeleri oluşturduk. Şimdi  değerlendirme yapıp, yarattığımız anahtar kelimelerin düzenlemesini yapabilirsiniz. İlk olarak anahtar kelimelerimizin tıklama alıp almadığına bakalım.  Eğer uyumlu değillerse biraz daha uğraşılmasına ihtiyaç vardır ya da verdiğiniz teklif ihtiyacı olandan daha düşük olabilir. Geri dönüşler satışlara etki etmiyorsa oluşturduğumuz anahtar kelimeler işimize yaramıyordur. Reklam ya da varış sayfası kopyalarını yeniden düzenleyerek dönüşüm oranlarını istediğiniz şekilde arttırabilirsiniz.

NOT:

Anahtar kelime seçimlerinde aceleci olmamaya özen göstermeniz gerekiyor. Aramaları yapan kullanıcılar yerine kendinizi koyarak, siz olsaydınız bu aramayı gerçekleştirmek için hangi kelimeleri kullanırdınız ve reklamı tıkladıktan sonra nasıl bir sayfa ile karşılaşmak isterdiniz. Reklamlarınızın performanslarını düzenli aralıklarla ölçmeyi unutmayın.

27 Ekim 2017 Cuma

Geçici Olarak Engellendin???

İnstagramda takip ve takipten bırakma limitleri var ve bu limitler oldukça kısıtlı, bu limite geldiğinizde bir kaç kişi daha takip etmek istiyorsunuz ama uygulama izin vermiyor. Bu limite geldikten sonra takip et butonlarına yada takibi bırak butonuna tıklamaya devam ettiğinizde bir süre sonra İnstagram size aşağıdaki gibi uyarı verecektir.

''Görünüşe göre bu özelliği çok sık kullanarak kötüye kullanıyordun, bu özelliği kullanman geçiçi olarak engellendi. Topluluğumuzu korumak için bazı içerik ve işlemleri kısıtlıyoruz. Hata yaptığımızı düşünüyorsan bize bildir.''
Bu uyarıyı aldığınızda birini takip etmeye çalıştığınızda size her seferinde aynı uyarıyı verecektir, bundan kurtulmanın tek yolu 1,2 gün kimseyi takip etmeden beklemektir bu süre içerisinde takip işlemi yapmazsanız sorun ortadan kalkacaktır.
Sürekli aynı şeye devam ettiğiniz taktirde hesabınız da kapanabilir. Kapanan hesapları da hiçbir şekilde açmıyor…

26 Ekim 2017 Perşembe

WEB 3.0 NEDİR?

AKILLI CİHAZ WEB İLİŞKİSİ

Web 3.0 ı neden yazdım? Artık neredeyse hepimiz akıllı cihaz sahibi sayılırız ve sürekli internetle haşır neşiriz ancak Web 3.0 le ilgili yazılmış olanlar çok eski  çünkü konu artık yeni sayılmaz. Ama ben bir konuyu  kendimce yeniden tanımlamayı seven biri olduğum ve geçen seferki yazımın devamı niteliğinde bir yazı yazmak istediğim ayrıca akıllı cihazlarla ve  web ile olan bağımızı daha derine inip yazabilmek istediğim için bu konuyu seçtim.
 

PEKİ, WEB 3.0 NEDİR?

Web 3.0 Semantik (Anlamsal) yani yapay zekalı webdir. Yani bizi anlayan teknolojilerin hepsidir. Teknoloji bizi anlar mı? Her zaman tam olarak değil belki ama deneyimler oluşturmamızı sağlar ve bizim için kişiselleşebilir. Bu işlemleri de akıllı cihazlar, yazılımlar ve birbirleri ile iletişimde olan veri tabanları aracılığı ile yapar. Webdeki tüm içerik bir veri tabanındadır ve bir konu ile ilgili  bütün bilgilere bu veri tabanından ulaşabiliriz ve Semantik Web bütün arama, bulma ve  yorum sürecini içerir.

WEB 3.0’IN GELİŞİMİ

Web 1.0 içeriğin tek taraflı üretildiği web. Örnekle açıklayacak olursak, sadece gitmiş olduğum bir restoranla ilgili yazmış olduğum yazıyı içeriyor ve etkileşim yok. Web 2.0 hem kullanım hem paylaşım içeriyor. İçeriklere yorum yapıp beğenme, paylaşma seçeneklerimiz var. Aynı örnek üzerinden devam edecek olursak; gittiğim restoranla ilgili bir paylaşımda bulunuyorum ve bu içerik beğeni ve yorum alıyor, paylaşılıyor. Facebook’un ilk zamanları bunun en iyi örneği. Web 3.0 da ise şahsi internet hizmeti olarak düşünebiliriz. Mevsimine göre en iyi ve olumlu yorum alan restoranları ana sayfamızda görebiliyoruz artık.

Bütün bu işlemler bilgilerin analizi yapılarak en işe yarar bilgilerin ortaya çıkmasıyla gerçekleşiyor sonuca ulaşılmasını sağlayan etmenler mecra, ortam, kullanılan kelimeler, etiketler, mentionlar ve bütün bu etkileşimlerin diğer verilerle olan ilişkileri.

İLGİLİLİK

Weble ilgili en önemli kavramlardan birisi Relevancy (İlgililik) dir. Webde ilgililik kavramını tetikleyen etmen zamansızlıktır ve bu kavramın bize faydası  webde zaman kazanmaktır. Alışveriş yapıyorken daha önce arama yapmış olduğunuz sitelerin önünüze çıkması, aldığınız çanta ya da kitabı görmek, Youtube’da sevdiğimiz sanatçının videolarına denk gelmek, sitelerin ve uygulamaların menülerinin kullanım alışkanlıklarımız göre yer değiştirmesi yani en basitinden uygulama sayesinde taksi çağırdığımızda güzergahımıza en yakın taksinin gelmesi ve bize sağladığı ödeme kolaylıkları da Web 3.0 sayesindedir. Apple’ın Siri’si de buna en iyi örneklerdendir.

Kullanıcılarla ilgili tavsiyeler, ilk yöntem olarak farklı içeriklerin farklı kişilere gösterilmesi ve istatistik yapılması, ikinci olarak benzer içeriğe sahip içeriklerin ziyaretçilere gösterilmesi ve üçüncü olarak da ortak filtreleme yöntemleriyle yapılır.

WEB 3.0 NEDEN ÖNEMLİ?

Hepimiz için bizi tanıyan internet kavramı çok önemli çünkü günümüz bireyleri olarak zamanımız kısıtlı ve artık bize sunulan kısıtlı zamanda seyrederken tıklayıp alışveriş yapmak, televizyonumuzu internete bağlayabilmek, evden uzaklaştığımızda izlediğimiz diziyi kaydedebilmek zorundayız. Hatta daha da ileriye gidecek olursak arttırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak zaman kaybetmemeye başlayacağız. Kısacası bizim için bütün yüzeyler dokunmatik hale geliyor ve cihazlarla olan bağımız daha da artacak. Her ne kadar giderek daha mekanikleşeceğimiz düşüncesi kafamda belirse de Web 3.0 ın olumlu yönü bireyler için bilgi kirliliğinin ortadan kalkacak olması.

Web 3.0 uygulamalarından yoksun yani kişiselleşemeyen, yapay zeka kullanmayan ve hareketsiz markalar oyun dışında kalmaya mahkum.

25 Ekim 2017 Çarşamba

İçerik Oluşturabilmenin 5 Püf Noktası

İnternette okuduğunuzun yazıları niçin okuduğunuzun farkında mısınız? Popüler içeriklerin, daha iyi yazıldığını ve daha değerli olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyor olabilirsiniz. Popüler içerikler aslında belli başlı noktalar basitleştirilerek yazılmıştır ve dikkatimizi çekmeyi başarmıştır. İyi bir içerik oluşturabilmenin 5 püf noktasına birlikte göz atalım.

1. İstatiksel Veri ve Araştırmalara Yer Verin

İnsanlar fikir ve düşüncelerden ziyade istatiksel veri ve araştırmalara daha çok önem verir ve inanırlar. Örnek vermek gerekirse Türkiye’de yapılan trafik kazalarının nedenleri üzerine yazılan bir yazıda, gece sürüşlerinde meydana gelen kaza oranlarının yüzde 80 olduğunu açıklayan Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan istatistik verileri yaptığımız açıklamalar, yazımızı destekler nitelikte olacaktır. İstatiksel veri ve araştırmalarınızda kullandığınız kaynak yeri ve tarihini belirtmeyi unutmayın. Kullandığınız kaynağın da güvenilirliliğini kontrol edin.

2. Alıntı Yapın

İçeriğinize değer katan ve güvenilir kılan hususlardan birisi de alıntı yapmaktır. Alıntı, paylaşmış olduğunuz içeriğin kimlerce desteklendiğine de adeta kanıt oluşturur. “Eğer tırnak içinde paylaşılıyorsa kesin doğrudur” düşüncesinin yaygın olması sebebiyle, alıntılamalara yer verdiğimiz takdirde yazımız daha okunur hale gelecektir. Başarılı ve iz bırakan kişilerin alıntılarını birçok yazıda görmediğimiz için böyle alıntılamalara yer vermek yazılarınızı daha etkili yapacaktır.

3. Dikkati Korumak İçin Hikaye Anlatın

Yazdığınız içeriğin zihinlerde bir resminin oluşmasını sağlayan hikaye anlatım biçimi, yazınızı daha okunur hale getirecektir. Ufak bir hikaye anlatımı dahi yazımızın okunurluğunu arttıracaktır. Hikayeleştirme yaparken dikkat etmemiz gereken tek husus, yazımızı dikkati dağıtacak ölçüde uzatmaktan sakınmalıyız. Kendimizden birşeyler bulduğumuz ufak bir hikaye anlatımı dahi dikkati çekmeyi başaracaktır.

4. Alt Başlıklar Kullanın

Yazılarınızı konu konu, bölüm bölüm alt başlıklara ayırmak daha kolay anlaşılabilir olmanızı sağlayacaktır. Özellikle uzun yazılan yazılarda önemli ve farklı konu başlıklarını kısımlara ayırdığımızda, insanların ilgisini çeken konu başlığını bulup okuması kolaylaşacaktır. Okuyucu ilgisini çeken bölümü çok daha kolay bulup okuma fırsatı yakalayacaktır.

5. Örnekler Verin

İçeriğinizde anlatmak istediğiniz bir konuyu mutlaka örneklendirin. Örnekleme konunuzun daha kolay anlaşılır ve daha akılda kalıcı olmasını sağlayacaktır. Özellikle vermiş olduğunuz dikkat çekici bir örnek yazınızın hafızalarda kalmasını kolaylaştıracaktır.

24 Ekim 2017 Salı

Dijitalde İtme ve Çekme Stratejisi

Teknolojik gelişmeler ve özellikle sanayileşmenin ardından hızlı üretim, onu takip eden yıllarda da çeşitli halkla ilişkiler çalışmalarıyla hızlı tüketim başladı. Yüksek kar elde edildiğini gören ve bu fırsatı kaçırmak istemeyen sermaye sahipleri de üretime başlayınca markalar oluştu ve rekabet arttı. Fark yaratarak bir adım öne geçmek için çeşitli pazarlama stratejileri ortaya çıktı. Şimdi ise dijital kullanımının artmasıyla, pazarlamanın seyri değişti. Fakat her ne kadar mecralar değişse de dijital dünya geleneksel pazarlamanın temel stratejilerinin izinden gidiyor, sadece üstüne biraz kendi karakterini katarak. İşte bu yazımızda temel satış tutundurma stratejilerinden İtme(push) ve Çekme’nin(pull) dijitalde nasıl uygulandığından bahsedeceğiz.


İtme Stratejisi(Push Strategy)

“Ürünü müşteriye götürün”

İtme stratejisinde bir ürünün pazara gönderilmesinde aracı rol oynayan ticari alıcılar ve dağıtım kanalları(toptancı ve perakendeci) ön plandadır. Ürün üretici tarafından toptancıya oradan da perakendeciye tanıtılarak ve son olarak tüketiciye ulaştırılır. Üretici tüketiciyi etkilemekten çok kişisel satış, reklam ve tanıtım kullanılarak dağıtım kanallarını etkilemeye çalışır ve ürünü alıcılara ulaştırır. Yani amaç, biz tüketicilerin markaları market raflarında fark etmesidir. Ayrıca sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim; itme stratejisi, özellikle daha “marka” olmamış şirketlerin ilk hamlesi olmalıdır. Çünkü şirket itme stratejisiyle ürünü pazara iterek tüketicinin beklemediği anda karşısına çıkar ve zihinlerde yer edinir. Çekme stratejisinden en büyük farkı da kısa vadede sonuç getirmesidir.
Amaç, aracıların markayı çoklu miktarlarda almasını, satış yapmasını, raf alanı ayırmasını, tüketicilere ürünü tavsiye etmesini, ürünün satışı için çaba harcamasını sağlamadır. Aynı ürün kategorisinde yüzlerce farklı markanın olduğu düşünülürse, raf savaşlarından galip çıkmak, aracıyı markaya itmek için satış tutundurma etkinliklerine başvurmak kaçınılmazdır. Aracılara yönelik satış tutundurma etkinlikleri, aracıların marka için gereken desteği sağlaması ve karşılığında bir takım yararlar elde etmesine dayalıdır.

Dijitalde İtme Stratejisi

İtme stratejisi dijitalde de olsa dağıtım kanallarına yöneliktir. Ürünler toptancı ya da perakendeci yoluyla tüketicilere sergilenir. Bunu birçok sosyal mecrada görebiliriz. Örneğin Hepsiburada gibi bir alışveriş sitesini, birçok ürün barındırması nedeniyle, toptancı veya perakendeci olarak, Rexona markasını da üretici firma olarak düşünürsek aslında orada da itme stratejisi uygulandığını görebiliriz. Tüketici sitede gezinirken farklı markalarda birçok ürün karşısına çıkar ve tabi ki stoklara bağlı olarak istediği ürünü satın alır. Diyelim ki, Rexona markası sitede yok. O zaman burada itme stratejisinin iyi yapılmadığını söyleyebiliriz. Çünkü insanlar eğer marka bağımlısı değilse yerine stoklarda bulunan Nivea’yı tercih edebilir. Genellikle bu tip +Fast-Moving Consumer Goods (Hızlı Tüketim Ürünleri) olan markalara karşı bağımlılığa daha az rastlanır ve bu yüzden itme stratejisi uygulandığında sonucun daha etkili olduğu gözlemlenir.

Çekme Stratejisi(Pull Strategy)

“Tüketiciyi ürüne çekin”

Çekme stratejisinde ise üretici doğrudan tüketiciyi etkilemeye çalışır. Üretici reklam ve tanıtım faaliyetlerini alıcılara yani bize, son tüketicilere ulaştırır. Biz markasıyla tanıdığımız ürünü aracılardan talep ederiz. Aracılar bu talebi üreticilere ulaştırır. Tüketici de ürünü istediği takdirde, ürün üreticilerden sipariş edilerek raflarda yerini alır. Dolayısıyla tüketici, ürünü dağıtım kanalı boyunca pazara çekmiş olur. Bu basit bir arz-talep ilişkisidir. Yani en temel amaç, ürünü ister hale getirmek ve ürünü kullananların da kullanımını artırmaktır. Çünkü ürünler itme stratejisiyle pazara ne kadar itilirse itilsin, tüketici ürünü istemezse ürünün satılması çok zordur. Peki, tüketiciyi ürünü ister hale nasıl getirebiliriz? Çekme stratejisi işte bu aşamada karşımıza çıkıyor.

Dijitalde Çekme Stratejisi

Üreticinin her zaman yapması gereken şey, tüketici ile arasında iletişim kurmaktır. Marka bilinirliği ve marka bağımlılığı yaratma, ürün tanıtımı yapma, marka itibarını artırma, güven tazeleme gibi amaçlarla şirketin kazanç elde etmesi sağlanır. Çünkü çekme stratejisi uzun vadede yapılan, halkla ilişkiler ve reklamcılık gibi yoğun çalışmalarla kendini gösteren bir yöntem. Ağızdan ağıza pazarlama, web sitesinde reklam, örnek/teşhir ürün, imaj reklamları, viral pazarlama bu çalışmalardan bazılarıdır.
Dijitalde de amaç tüketicinin, pazarlama içeriğini aktif olarak görmesi. Tüketici internette sörf yaparken dahi, her an dijital pazarlama ürünlerine rastlıyor. En temelden başlarsak arama motorlarında ürünü sorguladığımızda, karşımıza çıkan seçeneklerin de aslında SEM ve SEO dediğimiz stratejik pazarlama araçları olduğunu unutmayalım. Özellikle kullanıcıları web sitesi seçiminde etkilemesi yönüyle SEM için, “dijitalde çekme stratejisi taşır” diyebiliriz. Çünkü aslında SEM kullanılarak da web sitesindeki yazının kısaca tanıtım yazısı yazılır ve kullanıcılar yazının çekiciliğe göre seçim yaparlar. Bir başka örnek de yeni nesil çekme stratejilerinden Remarketing(yeniden pazarlama) olabilir. ” Ya ben online alışveriş sitesinde dolaşıyordum sonra aynı ürün Facebook’ta reklam olarak karşıma çıktı, nasıl biliyorlar çok şaşırdım!”ı artık söylemiyoruzdur herhalde. (Neyse canım bilmemek ayıp değil)

Teknoloji Çağı Nereye Gidiyor?

Yapay Zeka Her Yerde

Yapay zeka, makinelerin karmaşık problemlere insanlar gibi çözümler üretmesini sağlama ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Bu genellikle ins
an zekasının karakteristliğini alıp, bilgisayara algoritma olarak uygulanarak gerçekleştirilir. Sadece yapay zeka kullanan otonom araçların yaratacağı etkiyi düşündüğümüzde bile bu teknolojinin hayatımıza ne kadar etki edeceğini kolaylıkla anlayabiliriz. Otonom araçlar sayesinde kazalar azaltılabilir, trafik hızlandırılabilir ve insanlar ulaşım sürelerini kendilerine ayırarak daha mutlu bir yaşam sürdürebilirler.
Makine öğrenimi algoritmalarının gelişimiyle birlikte hayatımızın birçok alanında değişikler olacağı aşikar. Algılama, görüntüleme ve haritalama gibi alanlarda yaşanan ilerlemeler, makine öğreniminin gelişimini de hızlandırmaktadır. Birçok alanda, veri toplama araçlarının art
ması ile artık insanların bu verileri işlemesi imkansız hale geldi. Tam da burada yapay zeka devreye girerek veri toplama, inceleme ve çıkarımlarda bulunma gibi konularda oldukça faydalı olacaktır.
Tüm bu gelişmelerin sonucunda yapay zeka, insanların yaptığı birçok işi yapar hale gelecektir. Bu da sadece teklonojik olarak değil toplumsal bir değişime de gidileceğinin göstergesi olmaktadır. Çünkü birçok insan işini yapay zekalı robotlara kaptıracak.
Şeffaf ve Çevreleyen Deneyimler
Facebook bu yıl bir konferansında kamera efektleri platformunu tanıttı. Bu platform ile Facebook, artırılmış gerçeklik ile sosyal medyayı bir araya getirmeyi amaçlamaktadır.
Bunun üzerine artırılmış gerçekliğin tüketiciler için kullanım alanları araştırılmaya başlandı ve bunun üzerine çalışmalara başladı. Ayrıca sanal görüntüleri gerçek dünyadaki nesnelerin üzerine yansıtan teknolojinin sadece tüketici ürünleri alanında değil, endüstriyel alanda da çok geniş kullanım alanları bulunabilir.
Artılırmış gerçeklik; cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesine denir. Bu teknolojiden faydalanabilmeniz için, bulunduğunuz ortamda internet erişiminin ve elinizde artırılmış gerçekliği tanımlayacak cihazların (akıllı gözlük, akıllı telefon ya da tablet) bulunması gerekmektedir. Şirketlerin bu tarz uygulamaları göz önünde bulundurup gelecek yıllar için bir artırılmış gerçeklik stratejisi geliştirmesi gerekmektedir.
Dijital Platformlar
Ethereum ve Bitcoin‘in sürekli haberlere konu olması ve gündemde olmasıyla birlikte blok zinciri teknolojisinin yaygınlaşmasına çok az kaldığını düşünmekteyiz. Ancak bu alandaki çoğu girişim henüz alfa ya da beta aşamasında kalmaktadır. Şirketler hala bu teknolojiyi nasıl kullanabileceğini anlamaya çalışıyor ancak ortada kanıtlanmış bir kullanım yöntemi olmaması ve Bitcoin’in değerindeki sık dalgalanmalar bu teknolojisinin güvenilirliği konusunda endişe yaratmaktadır.
Dijital işletmeler artık bireysel iş girişimlerinin yanı sıra birbiriyle bağlantılı ekosistemler halini aldıkça, teknoloji de ekosistem oluşumuna izin veren platformlara doğru yönelmektedir. İşletmelerin platform tabanlı iş modellerini nasıl oluşturacağını ve bu hamle için hangi teknolojilere ihtiyaç duyulduğunu öğrenmeleri gerekmektedir.

23 Ekim 2017 Pazartesi

Google Adwords Yeniden Pazarlama


Google Adwords’ün şu sıralar çok sık kullanılan reklam modeli Remarketing, Türkçesi “Yeniden Pazarlama”. Yeniden pazarlama ile web sitenizi daha önce ziyaret etmiş kişilere daha kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz. Web sitenizi daha önce ziyaret etmiş kullanıcılar genelde %50 müşteri potansiyelindedir ve web sitenizi ziyaret ettikten sonra haber siteleri, youtube, vb. sitelere giriş yaparlar.
İnternet’te gezinen kişi web sitenizi daha önce ziyaret ettiği için, adsense yayıncılığına dahil olan web sitelerine girdiğinde sizin reklamlarınızı görür, bir çok sitede sizin reklamınızı göreceği için firmanızın güvenirliği artar ve kurumsal imajınız güçlenir.
Google Adwords Yeniden Pazarlama ile firmanızın, ürünlerinizin reklamı sadece ilgili kullanıcılara gösterilir.
Google Adwords Yeniden Pazarlama Yapmak İçin Ne Gerekir?
Hesabınızı Google Analytics’e bağlayıp yeniden pazarlamayı aktif etmeniz gerekir, belirli bir süre veri topladıktan sonra yeniden pazarlama çalışmaya başlayacaktır fakat,yeni açılan hesaplarda onay süreçleri genelde uzun olur yada hatalı bir çok deneme yaptığınızda reklamlarınız onaylanmaz, reklam veremezsiniz. Zaten hiçbir bilginiz yoksa ve kendi başınıza reklam vermeye çalışırsanız Google Adwords’e yapacağınız ödemenin %50, %60’ı boşa giden harcama olacaktır.
Harcamanız Neden boşa gidiyor?
Gerekli optimizasyonları yapmadığınızda, maliyetiniz yüksek, geri dönüşümünüz ise düşük olacaktır. Bu yüzden Google Adwords Danışmanlığı yapan birinden profesyonel bir destek alabilirsiniz. Bu hizmeti bende veriyorum, İşinizi hızlandırmak ve gereksiz harcamalardan kaçınmak için Adwords Danışmanlık hizmeti almanızı tavsiye ediyorum.
Yeniden pazarlamaya bir göz atalım…

1- Müşteri www.google.com.tr de ürün araştırır ve web sitenizi ziyaret eder, ürüne baktıktan sonra 2 numaraya geçer.
2- Web sitenizde ilgili ürünlere baktıktan sonra web sitenizden çıkış yapar tekrar www.google.com.tr’ye girerek başka sitelerde ilgili ürünle ilgili aramalar yapar, yorumlara bakar.  Daha önce web sitenizi ziyaret ettiği için sonradan ziyaret ettiği sitelerin bir çoğunda üstteki görseldeSizin Reklamınız yazan yerlerde size ait reklamları görür.
3- Müşteri her yerde sizin reklamlarınızı gördüğü için size olan güveni artar, reklamlardan birine tıklar yeniden web sitenize gelir ve o ürünü sizden alır. Bir nevi marka bilinirliğinizi arttırmaya yönelik güzel bir çalışma olabilir.
Böylelikle web sitenizi ziyaret etmiş bir kullanıcının karşısına farklı sitelerde reklamlarınızla çıkarsınız yani ürününüzü müşterinize “Yeniden Pazarlamış Olursunuz”. (Aynı zamanda reklamlarınız boş yere ilgisiz, alakasız kişilere gösterilmemiş olur.)
Müşteri potansiyelini arttırmak, kurumsal imajına güç katmak isteyen işletmeler için Google Adwords Yeniden Pazarlama oldukça etkilidir.
Büyük, küçük bir çok işletme tarafından kullanılmaktadır, bu konuda danışmanlık hizmeti alırsanız daha etkili ve olumlu sonuçlar alarak geri dönüşümü hızlandırır satışlarınızı arttırabilirsiniz.
Web Sitenize Yeniden Pazarlama Kodunun Eklenmesi
Yeniden pazarlama için web sitenize Adwords panelinizden alınmış kodun tüm sayfalara eklenmesi gerekmektedir. (Danışmanlık hizmeti alıyorsanız bunlarla uğraşmanıza gerek yoktur.)
Yenien Pazarlama: Web sitenizi ziyaret etmiş, çerezleri silinmemiş 100 tekil ziyaretçiden sonra başlar.
Yeniden Pazarlamanın Rakipler üzerindeki etkisi;
Yaptığım birçok görüşmede karşılaştığım bazı şeyler var nedir bunlar? rakiplerin büyük görünmesi. Sebebi nedir? Tabi ki yeniden pazarlama
– Her yere reklam vermişler, her yere.
– Youtube’ye bile reklam vermişler, ne para var adamlarda, neymiş bunlar böyle.
– Ya şunlar var ya hürriyet, milliyet tüm haber sitelerinde reklamları çıkıyor. Nasıl rekabet edeceksin bunlarla?
– Ya adamların reklam vermediği yer kalmadı, kim bilir ne kadar reklam bütçeleri vardır.
Yani kısacası rakiplerin psikolojisini oldukça bozuyor bu yeniden pazarlama tabi internet dünyası ile yeni yeni tanışmaya başladıkları için birçok konuda bilgileri yo

Google Sitemi İndexlemiyor Sorununa Çözüm



Kısa bir süredir Google de indexleme sorunu olmaya başladı, arkasından yeni bir güncelleme gelebilir mi diye düşünmüyor da değiliz, özgün içerik eklemiş olmamıza rağmen çoğu zaman içerikler indexlenmiyor…
Google Webmaster Tools’ta Google gibi getir seçeneği ile indexlenmesini sağlayabiliyoruz haftalık 500 kez Google gibi getirme limiti var.  Google gibi getir özelliğini kullandığınızda yaptığınız işlemler kaydedilir fakat aşağıdaki yöntemi uyguladığınızda işlemler kayıt altına alınmayacaktır.

Web Yöneticisi Araçlarını Kullanarak Soruna Geçici Bir Çözüm Bulabilirsiniz.
Bu yöntemde de belli bir limit var, tüm urllerinizi eklemeye kalkmayın çünkü limit var aştığınızda bir süreliğine url kaydetmenize izin vermiyor. Her şeyin fazlası zarar bu yüzden çok gerektiği anlarda kullanılması daha doğru olur sanırım.

Şu adrese tıklayın; https://www.google.com/webmasters/tools/submit-url?q&dq&submit=Adres+Ekle

Aynı yöntem ile yeni açılan web sitelerinin, yani yeni aldığınız domainlerin de hemen indexlenmesini sağlayabilirsiniz.

Not; Sitenize özgün içerik eklemiyor, sürekli kopya içerik ekliyorsanız bu yöntemleri boşuna denemeyin, zarar + zarar edersiniz.

Bu gibi konularda profesyonel hizmet almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Web Adresimiz: http://digiworksteam.com/
İletişim Adresimiz:+90 850 577 7670