9 Aralık 2017 Cumartesi

Google Ana Sayfa Arama Kutusu İle İlgili Problemi Kabul Etti

Google ana sayfasına giriş yaptığınızda bildiğiniz gibi karşınıza Google arama kutucuğu çıkar. Google, arama kutusunun varsayılan ayarlarıyla ilgili problem, siz daha henüz kutuyu tıklamadan, geçmiş aramalarınızı size açmasıydı.

Konuyla ilgili, Google Aramalar Eski Yöneticisi Matt Cutts bile, Google+ hesabından bu problemle ilgili duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti. İletilen mesajlar yerini bulmuş gibi görünüyor. Çünkü Google, henüz halka açık bir açıklama yapmış olmasa da, problemin farkında olduğunu, şikayet bildiren birçok kişiye duyurdu. Problem bir “bug” gibi görünüyor. Beklentiler, yakın zamanda giderileceği yönünde. Kullanıcı memnuniyeti açısından doğru olan da, arama kutusundaki ilgili aramaların, yalnızca kutunun içerisi tıklandığında aktifleşmesi.

8 Aralık 2017 Cuma

SEO Stratejilerinize Arama Sonuçlarını Dahil Edin


Arama sonuç sayfaları, sizin de fark ettiğiniz gibi yıllar içerisinde, oldukça dinamik bir biçimde, farklı farklı değişimlere uğradı. Kişiselleştirme arttı. Durum böyle olunca hem SEO uzmanları hem de içerik pazarlamacıları için çok daha rekabetçi şartlar doğdu. Ancak tüm bu zorlukları birer avantaja dönüştürmek mümkün. Nasıl mı? Tüm cevaplar bu yazımızda!
Tabii bu arada arama yapan kullanıcıların alışkanlıklarında da değişimler yaşandığını belirtmek gerekiyor. Yakın bir zamanda BrightEdge tarafından yapılan bir araştırma, aramaların %57’sinin mobil cihazlar üzerinden yapıldığını işaret ediyor. Diğer yandan, Google da geçtiğimiz yıl Google’da yapılan tüm mobil aramaların %20’sini sesli aramaların oluşturduğunu duyurmuştu.
Yine değinmemiz gereken diğer önemli bir nokta da Google geliştirmeleri. Google da daima kullanıcılara en iyi deneyimi yaşatmak için her gün güncellemeler yapıyor. Tüketiciler, kullanıcılar, bugünün dünyasında herhangi bir arama motorunda bir şeyi aradıklarında, zengin içeriklerle karşılaşmak istiyorlar. Sadece tekst içerik değil, buna ek olarak; video, görsel, yerel harita sonuçları, öne çıkan bilgilendirme kutucukları gibi ek içerikler de görmek istiyorlar.

Bu Değişimler SEO’yu Nasıl Etkiledi?

Aramalarla ilgili eski zamanlar konuşulduğunda hep o eski “10 mavi link” terimi ifade edilir. Gerçekten de o zamandan bugüne çok şey değişti! Bugünün arama sonuçları çok daha dinamik. Bu yüzden SEO ile ilişkisi de çok daha detaylı. Eskiden, aramalarda daha görünür olmak adına, anahtar kelimeleri de içeren makaleler, yazılar tercih ediliyordu. Bugün de tercih ediliyor; ama bu tür içeriklerin üretiminde; içeriğin görüntüleneceği cihazdan, arama sonuçlarının hangi kısmında, nasıl görüneceğine kadar çok daha detaylı bir çalışma yapılması gerekiyor.
Bugünün arama sonuç sayfalarını düşündüğümüzde; görsel aramalarda yer bulabilmek için kalitesi yüksek ürün fotoğrafları kullanmanız gerekiyor. Veya, video aramalarında öne çıkmak istiyorsanız, ürününüz ile ilgili bir video yayınlamanız gerekiyor. Yerel aramalarda başarılı sonuçlar elde etmek için ona odaklı bir SEO çalışması yürütmeniz gerekiyor. Ya da, yazılarımızda sık sık bahsettiğimiz gibi “Featured Snippets” alanında yer bulmanız için bile ayrı bir SEO çalışması yapmanız şart. Gördüğünüz gibi, arama sonuç sayfaları çeşitliliğe büründükçe, bu çeşitliliğe cevap verebilmek için uygulamanız gereken SEO kuralları da benzer şekilde çeşitleniyor! 

Google Lens

Google Lens, kullanıcılarıyla buluşmak üzere! Amerika, İngiltere, Kanada, Hindistan ve Singapur’da Pixel telefonlarda kullanıma açıldı. Henüz sadece İngilizce dilinde hizmet veriyor, fakat zamanla dil seçeneklerinin artacağından eminiz.

Gelen Yorumlar Nasıl?

Birçok teknoloji takipçisi ve editör, Google Lens’i test ederek, deneyimlerini bizlere aktarmaya başladılar bile. Gelen yorumlara bakıldığında, Google Lens’in bir hayli çok pozitif görüş aldığını söyleyebiliriz.
Google Lens şu an metin okuması yapabiliyor (Örneğin; kartvizitlerinizi okuyabilir!), farklı markaları amblemleriyle ayırt edebiliyor. Bir sanat eseriyle ilgili size bilgi sunabiliyor. Hatta bir kitabın veya bir filmin posteri üzerinden size ayrıntılı bilgiler verebilir.
El yazılarını okuyabilme noktasında henüz geliştirme aşamasında olduğunu söyleyebiliriz.
Google Lens’i kullanabilmek için, ekranda sağ alt köşedeki ikonu tıklamanız yeterli (Google Asistan devredeyken). Ardından tarama gerçekleştirmek istediğiniz objeye yönlendirerek ekrana dokunuyorsunuz. Bu bir resim de olabilir, herhangi bir obje de…

Farklı Kullanım Alanları İle Google Lens


Bir barkod okuyucu olarak da kullanabilirsiniz! Bu yönüyle özellikle Amazon uygulamaları için rekabet yaratabileceği konuşuluyor. Çünkü oldukça hızlı! Eğer bir barkod yoksa bile; ürünleri paketlerinden veya logolarından tanıyabiliyor! Sizce de şaşırtıcı değil mi? Ünlü bir kitabı, bir sanat eserini kolaylıkla algılıyor.
Google Lens’in en çok zorlandığı yerler ise, binaları ve markasız ürünleri ayırt edememesi. Mesela; bir Apple diz üstü bilgisayara tepeden baktığında logoyu ayırt edebiliyor. Ama bunun Apple’ın hangi ürünü olduğu konusunda emin olmadığını söylüyor.
Ya da Google Home’a dikey bir açıyla yandan baktığında size şöyle seslenebiliyor: “En iyi tahminle, bu bir alüminyum folyo.”.
Ancak, bu tür daha başarısız örnekler sizi yanıltmasın. Çünkü emin olmadığı noktalarda sizden düzeltme talep ediyor. Yani, size harika sonuçlar göstermesi için ona geri dönümde bulunmanız yeterli.
Bazı editörler, Google Lens’i New York’taki ünlü binalarla test etmişler. Binaları ayırt etme noktasında başarılı olduğu söylenemez. Farklı açılardan testler yapmışlar ama başarısızlığın nedeni binanın önündeki farklı objeler (örneğin bir ağaç) değil.
Ayrıca, çok basit nesneler kullanarak da denemeler yapılmış. Bir ayakkabı, para, kitap, heykel…vb. Toplamda, genel olarak edindikleri izlenim Google Lens’in henüz yolun başında olduğu. Yani, mükemmellikten şimdilik uzak.
Ancak henüz bu aşamada olsa bile, bir kartviziti başarıyla okuyarak rehberinize kaydetmesi bile oldukça pratik ve tatmin edici. Google’ın, Google Lens’e gösterdiği önemi dikkate aldığımızda, birkaç yıl içerisinde birçok geliştirme haberiyle karşılaşacağımızı tahmin etmek hiç de zor değil. Bu nedenle Google Lens’in uzun dönemde sesli aramalara bir alternatif olabileceği tartışılıyor. Özellikle mobil e-ticaret dünyası için oyunu değiştirenlerden olabilir!

7 Aralık 2017 Perşembe

YouTube Kanalı Optimizasyonu

YouTube’un dünya genelinde Google’dan sonra en çok ziyaret edilen sayfa olduğunu biliyor muydunuz? Hatta Google tarafından yapılan araştırmalara göre gün geçtikçe YouTube’un arama motoru olarak kullanımı artmaktadır. Google’ın video araması ile sayfa daha da popüler hale gelmiştir.
Google, yaptığı bir yenilikle Google Trends’e YouTube arama sonuçlarını da koymaya başladı. Bu da demek oluyor ki Google da YouTube’un arama motoru olarak kullanımının yaygınlığını kabullenmiş ve kendi lehine kullanarak sayfa ile işbirliği içine girmiştir.

Pazarlama stratejinizi genişletmek, daha geniş bir kitleye ulaşmak ve web sitenize trafik aktarmak istiyorsanız kesinlikle YouTube’ta yerinizi almalısınız.

YouTube’un arama sonucu sayfası Google’ınkine çok benzemektedir. Burada da en üste paralı reklamları daha sonra da organik sonuçları görürsünüz.

YouTube’ta Kanalınızın Tanınırlığını Arttırmak

YouTube videosu ya da kanalı oluşturmadan önce bir stratejiniz olmalı. Bu strateji şirket amacına göre hazırlanmış videoların düzenlendiği bir içerik takvimine dayanır. Stratejinizi kurduktan sonra yeni bir YouTube kanalı oluşturabilir ya da var olan kanalınızı optimize edebilirsiniz. YouTube kanalınızı optimize ederken şu adımları izlemelisiniz.

    Kanal Adı, Marka, İsme Özel URL

Kanalınızın adı, ikonu, bannerı ve isme özel URL’iniz markanızı yansıtmalıdır. İkon ve bannerda kullanacağınız görseller yüksek kalitede olmalıdır.

İsme özel URL örneği:https://www.youtube.com/user/sorularlaseo

İsme özel URL almak kanalınızın akılda kalıcı olabilmesi için önemlidir. Optimize edilmemiş bir URL yerine, isme özel URL alabilmeniz için aşağıdaki kriterleri sağlıyor olmanız gerekmektedir.

    100 veya daha fazla abonesi olmalıdır
    En az 30 günlük olmalıdır
    Kanal simgesi olarak bir fotoğraf yüklenmiş olmalıdır
    Bir kanal resmi yüklenmiş olmalıdır

    Anahtar Kelimeler & Hedef Ülke

Kanalınız için doğru anahtar kelimeler belirlemek YouTube sıralamalarında yükselmenizi sağlar. Arama hacminin geniş olduğu ve markanızla alakalı anahtar kelimeler seçmeye özen gösterin. Ayrıca sıralamalarında yükselmek istediğiniz ülkeyi belirleyerek hedef kitlenizi seçebilirsiniz.

    Bağlantılı Web Site

Kanal ayarlarınıza gidip hesap bilgilerinizde YouTube kanalınızı, ilişkilendirilmiş web sitenize bağlayın. Bu sayede YouTube sıralamalarında marka bilinirliğinizi arttırabilirsiniz.

    ‘Hakkında’ Kısmı & Linkler

Kanalınızın sıralamasını yüksek tutmak için ‘hakkında’ kısmına anahtar kelimeleri içeren bir içerik yazmalısınız. Diğer önemli nokta ise web sitenize ve sosyal medya hesaplarınıza link vermektir. Böylelikle kullanıcılar her bağlamda markanıza ulaşabilir.

Manuel Sıra Bulucu

SEO çalışmaları için sıralamalar oldukça önemlidir. Sıralamalara bakmak için sıra buluculara başvurulur. Ancak kimi sıra bulucular Google.com üzerinden sıralamalara bakar, kimi ise hiçbir zaman doğru sonuçlar göstermez. Bu durum oldukça can sıkıcı olmaktadır.

Artık Google Sıra Bulucuları Unutun!

Sıra bulucular dışında manuel sorgulama yapmak istediğinizde en doğru sonuçları görmek için Google Chrome’da Gizli Tarayıcı üzerinden sorgulama yapmak gerekmektedir. Ancak Google’daki sayfaları sıra sıra gezmek gerektiği için bu durum çok fazla zaman kaybına yol açmaktadır. Bu zaman kaybının önüne geçebilmek için ise SEO Quake eklentisini kullanacağız.

SEO Quake Nedir?

SEO Quake, yukarıdaki fonksiyon ile Google da arama yaptığınızda aramaların başına sıra numarası ekler. Böylece her bir sırayı tek tek saymanıza gerek kalmaz. Ayrıca SEO Quake eklentisi ile, title, description, h tagleri, içerik oranları, sayfa içi kelime yoğunluğu gibi daha bir çok detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Bu bilgiler doğrultusunda sonuçları en doğru ve en hızlı yöntemle tarayabilmek için;

    Chrome Mağazaya girin.
    SEO Quake eklentisini tarayıcınıza kurun.

    https://www.google.com.tr/search?num=10000&q=kelime parametresi ile “Kelime” yazan yeri silip kelimenizi yazın
    Bulmak istediğiniz site adını “Ctrl + F” fonksiyonu ile arayarak Google’da ilk 100 sıra içerisinde yer alan siteler arasında kaçıncı sırada olduğunu rahatça bulabilirsiniz.

6 Aralık 2017 Çarşamba

Facebook 2017de Neler Konuşuldu?

Dünya’nın en popüler sosyal medya platformu olan Facebook, 2017 yılının “En”lerini paylaştı. Facebook’un paylaştığı verilere göre 2017 yılında platformda en çok konuşulan olaylar sırasıyla Dünya Kadınlar Günü, 51. Super Bowl ve Las Vegas Saldırısı oldu.
Yıl içinde Facebook’ta yılın en önemli spor organizasyonlarından biri olan Super Bowl ile ilgili videolar 262 milyondan fazla kez görüntülenirken, Las Vegas’ta yaşanan saldırı sonrasında 3 bin 300’den fazla kişi Facebook’taki Kriz Yardım Merkezi (Crisis Response) aracılığıyla yardımda bulundu.


Her gün 1,4 milyardan fazla kişinin aileleri, arkadaşları ve sevdikleriyle iletişime geçmesine olanak tanıyan Facebook’un verilerine göre 2017 yılında Meksika’da meydana gelen deprem, Kriz Yardım Merkezi’nde en çok etkileşimi yaratan felaket oldu. Kriz Yardım Merkezi aracılığıyla milyonlarca kişi güvende olduğunu sevdiklerine haber verdi ve depremzedelere yardım etti.
Meksika’daki depremin haricinde sırasıyla Harvey Kasırgası ve Manchester’daki terör saldırısından etkilenenlere destek olmak üzere düzenlenen One Love Manchester konseri, insanların Facebook’ta birbirinin yardımına koştuğu en önemli olaylardan biri oldu.

Harvey Kasırgası için 20 milyon dolar


Facebook üzerinden Harvey Kasırgası için 20 milyon dolardan fazla yardım toplandığını da ekleyelim. One Love Manchester konser videosu ise Facebook’ta 80 milyon gösterime ulaşırken, toplamda 450 bin dolar bağış toplandı. Güneş tutulması ve kadınlar yürüyüşünün insanları bir araya getirdiğini paylaşan Facebook, Ağustos ayında meydana gelen güneş tutulması ile ilgili 80’den fazla ülkede 20 binden fazla Facebook etkinliği oluşturulduğunu belirtti.

ASO Nedir? ASO Ne anlama gelir?


ASO demek Google üzerindeki SEO denen tabirin , Google Play veya yeni adıyla Play Store üzerindeki karşılığıdır. Google üzerinde bunun açılımı Search Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu) dur .  Aynı şekilde ASO açılımı ise App Store Optimization anlamında gelmektedir.
Kısaca günümüz Türkçesi ile anlatmak istersek ,  play store üzerinde sıralamanızı yükseltecek çalışamlar yapılması ASO hizmetlerine dahildir. Bu işlemlerin yapılmasındaki amaç Play Store üzerinde üst sıralara çıkabilmek ve daha fazla kullanıcıya erişebilmektir.

ASO Nasıl Yapılır?

Peki Play store üzerinde nasıl yükselebilirsiniz.  Play Store çok iyi yazılmış olan bir alagoritmalar bütünüdür. Buda demek oluyor ki tek bir şey yaparak yükselmeniz mümkün değildir. Uygulamaların üst sıralara çıkmasında bir çok faktör rol oynar. Uygulamalarınız için ASO hizmeti vererek sizleri üst sıralara taşıyoruz. ASO Hizmeti kısa süre içerisinde uygulamanıza etki edecek olup organik indirmelere ulaşmanızı sağlayacaktır. Kendi yapabileceğiniz bilindik 1-2 ASO taktiği ise 5 Yıldız ve Yorum almaktır. Fakat bunların doğal olmaması ve düzensiz olarak gelmesi bile sizin sıranızı kötü etkileyebilir. Bu yüzden ASO Çalışması yapılırken işlemler özenle yapılmalı ve profesyonelce taktikler ile yürütülmelidir.

Örnek verecek olursak siz 100 yıldız ve yorum satın aldınız bunlar 1 gün içerisinde geldi ertesi gün oldu ve artık gelen hiçbir kullanıcı , yıldız , yorum yok doğal olarak bunun nedenini siz bile bildiğiniz gibi Google araştırıyor ve sizin bir işler çevirdiğinizi anlıyor. Her türlü spam yapmak Google üzerinde zararlı ve kalıcı etkiler yaratmaktadır. Bu yüzden ASO Hizmeti alırken profesyonel kişiler ile çalışmayı tercih ediniz.

5 Aralık 2017 Salı

SEO Ajansı ile İş Birliği Yaparken Dikkat Edilecekler

Eğer iş sahibi iseniz ve bir web siteniz varsa, muhtemelen bir noktada sayfanızın görünebilirliğini arttırmak için SEO olarak bilinen arama motoru optimizasyonuna ihtiyaç duyacaksınız.

Web sitesi aslında büyük bir yatırımdır; fakat aile ve arkadaşlarınız dışında kimse sitenizi görmüyorsa pek bir faydası olmayacaktır. Kısıtlı bütçeye sahip şirketler genellikle araştırma yapıp bu sorunu kendi başlarına halletmeye çalışırlar. Bazıları başarlı olurken diğerleri uygun fiyatlı bir SEO şirketi aramaya başlar.

Sektörde birçok başarılı SEO ajansı bulunmasına rağmen, şirketler genellikle o an Google’da birinci sırada çıkan ajansa yönelirler. Eğer kendilerini bir numaraya çıkarabiliyorlarsa çalıştıkları şirkete de aynısını yapabilmeleri olası geliyor.

Ancak durum her zaman böyle olmak zorunda değil. Kurumlar arası her hizmette olduğu gibi bu konuda da tek bir Google araması yeterli olmayabilir. SEO’nun tüm çözümlere uyan tek bir boyutu yoktur ve çalışmaları herkes aynı şekilde yürütmez. Kaliteli SEO ajansları bunun farkındadırlar. Eğer siz de bir SEO ajansı arıyorsanız, işinizi güvence altına almak için sormanız gereken sorular ve verilen vaatlere şüphe ile yaklaşmanız için mantıklı sebepler vardır.

İşte SEO firması ararken dikkatli olunması gerekenler:

Link Satın Almak

SEO araştırmalarınızda linklerin web siteler için iyi olduğunu fark etmişsinizdir. Bu, çok büyük derecede doğru olsa da linkler özensiz verildiğinde web sitenizin sonunu da getirebilir.

Eğer bir SEO firması size yüzlerce hatta binlerce linki hızlıca getireceğini söylüyorsa yapmanız gereken tek şey var: hızlıca kaçmak.

Backlinklere ulaşmanın en hızlı yolu satın almaktır. Maalesef sitenize uzun vadeli ve faydalı linkler satın almak oldukça zordur. Google, sitenizin link sayısından çok, o linklerin kalitesini önemser. Bunun için de faydalı ve kalitesiz linkleri ayırt edebilen gelişmiş algoritmalara sahiptir. SEO firmaları tembellikten genellikle bu yanlış uygulamayı yürütürler.

Backlink karaborsası, zararlı, düşük kalitede linklerle doludur ve sitenizin linkini de tamamen alakasız linklerin bulunduğu bir sayfaya koyar. Kaliteli backlink üretmek zaman ve çaba ister. En iyi linkler çevrim dışı çabalar sonucu doğal olarak gelen linklerdir. Eğer bir restoran sahibi iseniz, çok bilindik bir online dergide adınızdan bahsedilmesi, daha önce kimsenin okumadığı milyonlarca linkten bin kat daha iyidir.

Hızlı Sonuçlar Vaat Etmek

Hızlı yapmak, doğru yapmak demek değildir. Sıralamaları hızlıca değiştiren birçok zararlı SEO uygulaması bulunmaktadır.

Yakın çevreniz dışında ziyaret edilmeyen ve üç aylık domain’e sahip sayfanızı, sıfır backlinkle bir haftadan kısa bir süre içerisinde Google aramalarında ilk sayfaya çıkaracağımızı söylesek, etkilenirdiniz, değil mi?

Bir SEO firmasının da yapması gereken şey bu değil midir? İlk sıraya gelmeyeceksiniz neden para harcayasınız ki?

Fakat, hızlı SEO, kalitesiz SEO’dur. Link satın almak, anahtar kelime sıkıştırmak ve görünmez metin kullanmak sitenizin hızlıca sıralamasını yükseltebilir fakat Google, muhtemelen bunu algılayacak ve sistemi yönlendirmeye çalıştığı için sitenizi cezalandıracaktır.

Kaliteli bir SEO firması, hedeflere ulaşmak için aylık ve yıllık planlamalar yapar.  Olumlu sonuçları yine göreceksiniz ancak bir gecede olmayacak.

Seocu »

SEO İngilizce olarak, “Search Engine Optimization “ kelimelerinin ilk harfleri kullanılarak oluşturulmuştur. Türkçe olarak anlamı ise, “Arama Motoru Optimizasyonu” dur. Arama motorlarında sitelerin veya sayfaların üst sıralara çıkarılmasına yönelik yapılan çalışmaları kapsamaktadır. SEO sektöründeki hızlı gelişme ve artan talep doğrultusunda, SEO uzamanı ve SEO firma sayısı artsa da, yapılacak çalışmalar için gerekli olan bilgi, deneyim ve uzmanlık bu süre içersinde yeterli düzeye gelememektedir. SEOcu, arama motorlarında iyileştirme çalışmaları için, gerekecek tüm analiz, değerlendirme, uygulama, takip ve raporlama periyotlarının tamamına hâkim olarak bu çalışmaların eksiksiz yürütülmesini sağlayacak olan kişidir.

SEOcunun, bilgi ve çalışma alanı sadece bunlarla sınırlı kalmamalıdır. Sektörün gelişim süreci, rakiplerin çalışmalarını analiz etmek, siteye yapılabilecek olası anti SEO girişimleri konusunda tedbir almak ve bu yöndeki çalışmaları durdurmak da SEO uzmanı görevleri arasına girmektedir. Öncelikli olarak, hangi siteyi hangi kelimelerde üst sıralara taşıması gerektiğini analiz eder. Sitenin ara yüzünde bulunan, kullanıcı dostu olmayan kodlama hatalarını ve SEOya uygun olmayan kısımları belirler. Bu yüzden SEO uzmanın az da olsa kodlama bilgisinin olması kendisi için bir fayda teşkil eder.

SEOcular, kullanıcı davranışları hakkındaki bilgileri derleyerek web sitelerinde yaptıkları iyileşmeler sayesinde ziyaretçilerine benzersiz deneyimler sunmayı hedeflemektedirler. Ziyaretçiler aradıkları bilgiye daha çabuk daha kolay ulaşabileceklerdir. SEO uzmanı olmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken şey, arama motorlarını sıkı bir şekilde takip etmek olacaktır.

SEO Hocası

4 Aralık 2017 Pazartesi

Hızlı İndex Almak İçin Yapılması Gerekenler


  • Eğer siteniz yeni aktif oldu ise googledan hızlı index almasını beklemeyin. Sadece sitenizin arama motorlarına kapalı olup olmadığını kontrol edin. Googleun gelip indexlemesi 20 gün dahi sürebilir burada oldukça sabırlı olmanız gerekmekte. Siz yeter ki site haritası, Arama motorlarına görünürlüğü, Sitenizi Google a ekleme işlemini yapın er geç gelip index almaya başlayacaktır.
  •     Sitenizde sürekli olarak içerik girin. Özgün girilen içerikler her zaman örümceklerin bir daha ki geliş süresini hızlandırır. Şöyle diyelim bir özgün içerik girdiniz google bunu indexledi. Bir daha geldi özgün bir içerik daha. Google şunu anlayacaktır artık. Bu site yine bilgi katıyor daha sık geleyim. Bunu arama motorlarına söyletmeniz gerekiyor.
  •     İçeriklerinizi özgün yazdıktan sonra hepsini bir günde paylaşmayın. Diyelim ki elinizde 10 tane makale var. Hepsini bir anda yayınlayıp indexletmek yerine. Kediye yem verir gibi parça parça verin. Google o zaman daha iştahlı gelecektir. Çünkü her geldiğinde yeni bir içerik. Elinizdeki makaleleri hemen bitirmeyin.
  •     Diğer bir yöntem ise sosyal medyada içeriğinizi paylaşmak. Biliyorsunuz google örümcekleri büyük sitelere yuva yapmış durumda oraya linkinizi bırakırsanız yuva yapmış örümceklerin bir kaçını sitenize çekebilirsiniz. Hemde backlink kazanmış olursunuz. Örümcekler artık sitenize daha hızlı gelmeye başlar
  •     Teknik olarak denediğim bir yöntemden bahsedeyim bu maddede Googlenin web site sahiplerine özel verdiği site içi arama motoru var. Sitenize Google site arama motorunu eklemeniz gerçekten de hızlı index almanıza neden oluyor.
  •     En son madde olarak eğer yukarıda ki 5 maddeyi uyguladınız hala index hızlı alamıyor iseniz (Alamama ihtimali yok ama) artık google nin kulağından tutma vakti geldi demektir.  Google webmaster tools aracına giriş yapıyoruz. Sitemizi tanıtmadı isek tanıtıyoruz. Tanımlı sitemizin üzerine tıklıyoruz. Sol tarafta yer alan tarama butonuna tıklıyoruz. Altında açılan google gibi getir butonuna tıklayıp dizine eklenmesini istediğimiz linki ekliyoruz. Getir butonuna basıyoruz. Dizine eklenmesini iste butonuna basıyoruz. Yalnızca bu url yi tara veya bu url yi ve onun doğrudan bağlantılarına tara butonuna tıklıyoruz. 5 saniye bekliyoruz ve artık google arama sonuçlarında siteniz yerini alıyor.

Wi-Fi Hızını Daha da Hızlı Hale Getirmek İçin Yapmanız Gereken 5 Şey


Eğer mevcut Wi-Fi hızınızdan memnun değilseniz, yeni bir cihaz satın almadan da hızı arttırabilirsiniz.
İnternetin kullanım alanı, eskisine nazaran artık çok daha artmış durumda. Bundan 15-20 yıl öncesini hatırlayın, interneti en çok -belki de bir tek- bilgisayarlarda kullanıyorduk. Şimdi öyle mi? Telefonunuzdan tutun da evinizdeki birçok akıllı ev aletine kadar hemen her şey için internete ihtiyaç duyuyoruz. Bu durum, dolayısıyla internet hızının daha da önemli olmasına sebep oluyor.

İnternet servis sağlayıcımızın sunduğu hizmeti tam randımanlı kullanabilmek için bazen ekstra cihazlar satın alabiliyoruz. Fakat bu taktikleri uygularsanız, herhangi bir ürün satın alımı gerçekleştirmeden mevcut Wi-Fi hızınızı biraz daha arttırabilirsiniz. Şimdi hemen bu 5 taktiğe bakalım.
Yönlendiricinizi başka bir yere taşıyın

Bu cihaz, bulunduğu ortamdaki görüntüyü bozmaması için genelde odanın en ücra köşesine gizlenir. Fakat kaliteli bir Wi-Fi istiyorsanız, maalesef bu alışkanlığınızı değiştirmek zorundasınız. Yönlendiricinizi mümkün olduğu kadar merkezi bir yere ve de yerden olabildiğince yükseğe konumlandırmanız gerekiyor. Bu işlemi uyguladığınızda hızınızda belirgin bir artış olduğunu göreceksiniz.

Başka cihazlarla yan yana durmamasına özen gösterin

Yönlendiricinizin telefon, mikrodalga ya da bluetooth gibi cihazlarla yan yana durması, aldığınız hızı da olumsuz yönde etkileyecektir. Dolayısıyla yönlendiricinizi mümkün olduğu kadar bu cihazlardan uzak tutunuz.
Antenleri daha büyükleriyle değiştirin

Bazı yönlendiricilerin antenleri sökülebilir özellikte oluyorlar. Başka bir yönlendirici satın almak yerine antenleri daha büyükleriyle değiştirirseniz, daha hızlı ve güçlü bir Wi-Fi sinyali alabilirsiniz.
Yönlendiricinizi arada bir baştan başlatın

Evet, bunu hepimiz artık arkadaşlarımızla yaptığımız geyik muhabbetlerinde bile kullanıyoruz fakat bilgisayar uzmanları bu konuda gerçekten ciddiler. Wi-Fi’yi yeniden başlatmanız halinde internet hızınızda belirgin bir artış görme olasılığınız çok yüksek.

Son çare, yönlendiricinizi değiştirin

Eğer yönlendiriciniz artık çok eskidiyse yenisini almakta fayda var. Wi-Fi teknolojisi yıllar içinde büyük gelişme kaydetti ve hızlı bir internet için bizlere birçok seçenekler sundu. Dolayısıyla eskimiş olan yönlendiricinizi 802.11ac olan bir modelle değiştirmek, internet hızınızın olması gereken seviyeye gelmesine yardımcı olacaktır.

1 Aralık 2017 Cuma

HTML5 Ve CCS3 Nedir?

HTML5 Nedir ?

Günümüzde son olarak HTML dilinin sürümü diye ifade ettiğimiz versiyon olarak 5 versiyonu kullanılmaktadır. Kelime anlamına baktığımızda ise “Hyper Text Markup Language” kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. Bu kelimeyi Türkçe ‘ye çevirdiğimizde ise “Zengin Metin İşaretleme Dili” anlamına gelmektedir. Aşağıda ki tabloda yıl yıl HTML’in çıkan versiyonlarını görebilirsiniz.

HTML 1991
HTML 2.0 1995
HTML 3.2 1997
HTML 4.01 1999
XHTML 2000
HTML5 2014
HTML ile yapılan internet siteleri ilk başlarda sadece metinlerden oluşuyordu. Büyük küçük harflere dayanan bu dil ile pek bir şey yapmak mümkün değildi. 1996 yılında ise görsel anlamda daha fazla şey yapabilmek için XHTML’ ye ek olarak CCS çıkarıldı.

CCS3 Nedir ?

CCS3’e geçmeden öncesinde öncelikle CCS kelimelerinin ne anlam ifade ettiğini bilmekte fayda vardır. Baş harflerinin açılımını yazdığımızda ise “Cascading Style Sheets” olan kelimeler topluluğu bizim dilimize çevirdiğimizde “Basamaklı Still Sayfaları” anlamını taşımaktadır.

CCS ile paragrafların rengini değiştirebilir, butonlara çeşitli renk geçişleri sağlayabilme ve daha bir çok görsel değişiklik yapma hakkını sağlar. CCS ortaya çıkmadan öncesinde her bir etikete ayrı ayrı still tanımlamanız gerekiyordu. Fakat CCS ortaya çıktıktan sonrasında böyle bir işleme gerek kalmayıp tek bir dosya sayesinde istediğiniz etiketlere still tanımlayabiliyorsunuz.

Brick Nedir ?

Brick Nedir ?

Akıllı cihazınıza rom atar iken karşılaşılan ve başımıza gelen bir terim olan Brick kelimesi gerçekten anlaşılmazı zor olan bir terimdir. Bu yüzden günümüzde akıllı telefonlarına yeni yeni rom atmaya başlayan arkadaşların yapmış olduğu işlemlerden dolayı başlarına gelmesiyle brick nedir ? gibi soru işaretleri kafanızda dolaşmaktadır.


Yazının devamında ise Brick’in ne olduğuna ve Brick neden olur gibi bilmeniz gereken her bir konuya değineceğim. Yalnız ve yalnızca üzülerek söylemek istiyorum ki kullanmış olduğunuz akıllı cihaz bu işlem sonrasında kullanılamaz hale gelebilir.

Brick Nedir ?

Brick kelime anlamı itibari ile Türkçe mizde Tuğla kelimesi anlamına gelmektedir. Tabiri caizse de telefonunuz tuğla gibi olup kullanılmaz hale gelmektedir. Akıllı cihazınıza bir yazılım yüklerken yada güncelleme yapar iken akıllı cihazınız Brick olabilir.

Yani temel olarak Brick kelimesinin anlamı yaptığımız işlemler sonucunda akıllı telefonumuzun artık kullanılamaz olacağı anlamını taşımaktadır. Genellikle yazılımdan kaynaklanan ve cihazın artık yazılımsal olarak kullanamayacağından dolayı bu cümleyi açıklayan kelimeye de Brick adı verilir.

Brick Nasıl Olur ?

Akıllı cihazınıza farklı bir rom kurarken kuracağınız rom’un içinde ki dosyaların eksik yada hatalı veyahutta sizin akıllı cihazınız ile uyuşmaması durumunda akıllı cihazınız Brick olur. Akıllı cihazınızın da bazı kategoriler şeklinde Brick olma durumu vardır.

Eğer telefonunuz açılırken Recovery Moduna girebiliyor iseniz akıllı cihazınız Brick olmamıştır. Eğer ki yüklediğiniz rom yüzünden akıllı cihazınız kapandı ve Recovery Moduna girmiyor ise telefonunuz Brick olmuştur. Eğer Recover Modu Nedir hakkında bilgi sahibi olmak istiyor iseniz yazının üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Cihazınıza yazılım yüklerken yada update eder iken eğer bunu bilgisayarınız üzerinden gerçekleştiriyor iseniz ve usb bağlantı kablonuz koparsa da akıllı cihazınızın brick olma durumu vardır.

Brick Türleri

Yapmış olduğunuz işlemin durumuna göre akıllı cihazınızın brick seviyesi olarak 3 derece bulunmaktadır. Bunlar ;

Full Brick

Cihazın tamamen sistem bilgisinin silindiği ve cihaz hafızasının silindiği durumdur. İnternetten yardım almamak gerekir ve cihazınızı servise yollamanız gerekmektedir.

Yarı Brick

Akıllı cihazınızdan sadece belli dosyaların silindiği durumdur. Bu silinen dosyaları bularak geri yükleyerek bu durumdan kurtarabilirsiniz. Akıllı cihazınızın özel modlarına giriş yaparak bu durumu düzeltebilirsiniz.

WebDünya

Domainin Düşmesine Ne Kadar Kalmış ?

Her bir başlanacak projede en önemlisi ise bir alan adı İngilizce karşılığı ile domain seçimidir. Başlanacak olan projede seçilecek alan adı aslına bakılırsa çok önemli bir unsurdur. Çok önemli bir unsurumuz olan bu alan adı seçiminde ise dikkat edilmesi gereken seçilecek olan domainin kullanıp kullanılmadığıdır.



Seçilen bu domain fazla derecede kullanılmıyor ise yapmanız gereken işlem projeye başlamak adına domainin düşmesine ne kadar kalmış olduğuna bakmak gerekecektir. Bu duruma göre projenize yeni bir alan adı bulabilir yada olan bu alan adının düşmesini bekleyebilirsiniz.

Başlanılacak olan projede domainin kalan süresini öğrenme işlemi en çok dikkat edilen süreç içerisinde gelmektedir. Domainin yenileme süresi bittikten sonrasında ise diğer bir önemli zaman zarfı o kullanıcıya geri register etmek adına tanına süreyi de göze almanız gerekir.

Bazen bazı durumlarda düşmesini beklediğiniz alan adının, o alan adına sahip olan kişinin son gün güncellemesi yada kurtarmak için tanınan son şans sırasında geri satın alabileceğini unutmamak gerekir.

Domainin kalan süresini sorgulama işlemi için ise bazı farklı internet sitelerinden yararlanabiliriz. Temel olarak hepsi aynı işi yapsa bile şuanda ki Webmaster ların kullanmış olduğu büyük forumlardan biri olan WM ARACI ‘ndan da sorgulama işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Bu büyük Webmaster forumundan sonrasında ise çeşitli bazı internet sitelerinden de domainin kalan süresi nasıl öğrenilir adlı işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Şimdi sizler için ise aşağıda yer alan ekte her hangi bir alan adının kalan süresini öğrenmek için gerekli olan iki sitenin linkini bırakacağım.

        http://whois.domaintools.com/
        https://wmaraci.com/whois

Yukarıda ki iki site haricinde bir çok farklı internet sitesinden sorgulamak istediğiniz alan adının kalan süresini öğrenebilirsiniz. Bu internet sitelerinden sorguladığınız alan adının kalan süresini öğrenmek için ise “Registry Expiry Date” yada ” Expires on” başlıkları altında yer alan tarih bilgisine dayanarak alan adının süresinin biteceği güne ulaşabilirsiniz.

Yinede dikkat etmelisinizdir ki tekrar tekrar uyarmak isterim. Düşmesini beklediğiniz alan adının sahibine barındırdığı firma tarafından bir kaç günlük süre tanınmaktadır. Bu sürenin bitimi ardından da eğer ki her hangi bir kişi alan adını yenileme işlemini yapmamış ise domain otomatik olarak bu süreçten sonrasında 5 gün içinde açığa çıkacaktır.

30 Kasım 2017 Perşembe

WordPress Kurduktan Sonra Yapılacak 5 Şey

Hosting aldınız, her şeyiniz tamam, şimdi sıra geldi içerik yönetim scripti seçimi yapmaya. Yapacağınız internet sitesine göre’de bu seçim almaktadır fakat günümüzde WordPress içerik yönetim sistemi ile yönetilen sitelerde alışveriş sitesinden blog sitesine kadar her şeyi yapmak mümkündür. Asıl önemli olan içerik yönetim sistemini kurduğunuzda internet sitenizde olması gerekenle zamanla fark edersiniz.  Sizler için yapılması gerekenlerin başında bulunan bizce 5 önemli maddeyi hazırlamış bulunmaktayız. İyi okumalar dilerim.





1) Genel Ayarları Yapılandırın



Ayarlar > Genel sayfasından siteniz için ilk yapacağınız işlem WordPress ‘i kurarken başlığınızı ve sloganınızı doğru yazmışmısınız diye kontrol etmektir. Daha sonrasında aynı sayfadan tarih, saat, mail adresi ve kayıt olaylarının olup olmamasını belirleyiniz.




2) Kalıcı Bağlantıları Düzenleyin



Eğer hiç bir şekilde bu ayarları yapmaz iseniz aşağı Özel Yapı hariç diğer her türlü şekilde URL leriniz görüntülenebilir.



Fakat biz daha özel olmasını istediğimiz sebebiyle

    “http://www.webdunya.com/?p=123“

gibi görünmesede

    “http://www.webdunya.com/kategoriler/wordpress-kurulduktan-sonra-yapilmasi-gerekenler“

böyle görünmesi için WordPress içerik yönetim sisteminizin URL altyapısını düzenlemek için yapmanız gereken Ayarlar > Kalıcı Bağlantılar yönergesini izledikten sonra Özel Yapı ‘yı seçmelisiniz.



Eğer URL nizde kategori daha sonra da yazınızın ismini görüntelemek istiyor iseniz %category%/%postname%/
i girebilirsiniz. Sadece yazının linkini göstermek istersenizde %postname%/ yazmanız yeterli olacaktır.




3) Site Haritanızı Oluşturunuz



Bir internet sitesini bütün link yollarını gösteren site haritasıdır. Site haritasının temel amacı arama motorları bütün sayfalar hakkında bilgilendirmektir. Arama motorlarının robotları internet sitenize geldiğinde site haritanız gözden geçirirler ve site düzgün içerikleri indexlemeye başlarlar.




4) Seo Eklentisi Kurunuz



WordPress‘i diğer CMS sistemlerininden ayıran önemli özelliklerden birisi de binlerce eklenti desteği olmasıdır bu binlerce eklentinin arasında da yüzlerce SEO eklentisi yerini almaktadır. Sizler detaylı bir araştırma yaparak eklentiler arasından en iyi SEO ekletisini bulmaya çalışınız ki internet siteniz arama motorlarından binlerce ziyaretçi çekebilsin.




5) Sitenizi Bing – Yandex – Google Webmaster Araçlarına Ekleyin



Sitenizi hem indexletmek hem de Google ve diğer arama motorlarına tanıtmak için arama motorlarının kendi Webmaster araçlarına eklemeniz size çok çok fayda sağlayacaktır. Webmaster araçların’da site haritanızı ekleyerek arama motorlarının sitenizi daha çabuk tanımasına olanak sağlayabilirsiniz.

Orion Algoritması

Orion Algoritması Ne İşe Yarar ?


Yapacağınız her hangi bir aramada arayacağınız terimin en ilgili siteler içinden bulunup indexlenme prensibine dayanır.

Eğer edebiyat ile ilgili bir terim arıyor iseniz bu aradığınız terimi içeriğinin geneli edebiyat ile ilgili web sitelerinden indexler. Fazladan hit yapmak için asıl içeriği başka ve başka şeyler paylaşan web sitelerinden indexlemez. İşte bu bağlamda sizlere en iyi ve alakalı sonuçları bulmanızı Google Orion Algoritması sağlamaya çalışır.

Bunun haricinde aradığınız bir terimin alakadar olanlarını ilk sayfanın en altında sizlere alternatif bir seçenek olarak sunar.

Google Orion Algoritmasında Üst Sırada Çıkmak

Eğer bu algoritma etkisinde sıralama kaybetmek istemiyor iseniz en başta yapmanız gerekenler sitenizde ki çöp içeriklerden kurtulun. Sitenizin içeriği doğrultusunda paylaşım yapmaktan ve özgün makaleler yazmaktan vazgeçmemelisiniz.

webdunyasi

29 Kasım 2017 Çarşamba

Flash Site İçin SEO



    Bütün kullanılan arama motoru optimizasyon stratejileri Flash sitelerinide optimizasyon etmek içinde kullanılabilir. Bu siteleri optimizasyon ederken doğru içerik ve uygun başlıklar ile çok büyük bir faydasını görebilirsiniz.
    Flash filmini içeren sayfanın iyi bir şekilde optimize edilmesini sağlamalısınız. İçeriğiniz yoksa uygun Meta etiketlerinden yararlanabilirsiniz.
    Arama motorları Flash ‘ı tek bir sayfa gibi algılamaktadırlar. Arama motorlarında yer almak istiyor iseniz doğru stratejiler ile adım atmalısınız dır. Pek işe yarayan bir yöntem olmasa da doğru link oluşturma stratejisini seçmek size iyi sonuçlar getirebilir.
    Çoğu internet kullanıcısı Flash içerikleri görüntüleyebilmek için bir eklentiye ihtiyaç duymaktadırlar. Bu yüzden Flash filmlerinizin kapesitesi büyük ise ve yeterli bant genişliğine sahip değilseniz ziyaretçileriniz çabucak sitenizini terk edebilirler. Arama motorlarının desteklediği HTML versiyonunda alternetif olarak kullanabilirsiniz.
    Flash kullanan sitenizi arama motorlarına açabilirsiniz. Makromedya ‘nın Flash arama motoru SDK ;Flash siteler için çok büyük bir önem arz etmektedir. Flash dosyalarını açarak ve içeriğinizi çözümleyerek bunları arama motoru veritabanın da endekslenmesinde de yardımcı olur.İçeriğiniz HTML ‘iymiş gibi algılanır. Bütün arama motorlarının bu algoritmayı kullanmasına rağmen yinede sorun teşkil edebilmektedirler. Daha sonrasın da ise flash-dostu arama motorlarının da yardımıyla bir Flash dosyalarını optimize etmek oldukça basit bir işe dönüşecektir.

İndex Hızı Nasıl Arttırılır ?

İnternet sitenizde girmiş olduğunuz her içeriğin biran önce arama motoru sonuçlarında olması için ne yapmamız gerekiyor ? O konu hakkında ki ilk içeriği bizim mi girmemiz ? Tabi ki de hayır. Önemli olan şey ise internet sitenize girilen içeriğin yayınlama zamanından itibaren arama motoru botlarının arama motoru dizinine eklediği süre kadardır. Yavaş bir index hızı internet sitenizin kategorisine göre bir çok şeyi kaybettirebilir. Şimdi ise sizlere index hızı arttırma yöntemlerini sayarak uygulamaya geçtiğinizde içeriğin hızlı index almasını sağlama işlemini gerçekleştirebilirsiniz.


    #1 Yazılarınızı Sosyal Medya'da Paylaşın

    Sosyal medya platformları sürekli güncellenen bir içeriğe sahip olduğundan dolayı sosyal medya platformunda paylaşmış olduğunuz yazının linki sosyal medya platformu üzerinde gezinen arama motoru botlarını internet sitenize çekecektir ve yazınızın index alma hızını bu sayede arttırabilirsiniz.
    #2 Sık Güncellenen Sitelere Yorum Atmak
    #3 Ping Atmak
    #4 Ana Sayfa Güncelliğine Önem Verin
    #5 Yazıların İçinde Benzer Yazılar Kısmı Ekleyin
    #6 Özgün İçerik Yayınlayın
    #7 Yorum Alın ve Gelen Yorumlara Cevap Verin
    #8 İmleme Siteleri



Yukarıda ki saymış olduğum maddeleri uygulamaya başlar iseniz internet site index hızını arttırma işleminin sonucunu başarı ile gerçekleştiğini göreceksiniz. Yukarıda ki maddelere ek olarak ise yapmanız gereken işlem günlük olarak içerik girmeniz gerekmektedir. Yada en azından 2 gün içinde bir bile bir içerik girseniz sürekli 2 günde bir içerik girmeniz gerekmektedir.


Bir zaman sonrasında arama motoru botları internet sitenizi tanıdıkları için ona göre içeriğinizi arama motoru dizinine almak için botlarını yollayacaklardır. İçeriğin hızlı index almasını sağlamak için ise düzensiz içerik girer iseniz hızlı index alma konusunda biraz zorlanabilirsiniz.

28 Kasım 2017 Salı

Google News Tasarımını Yeniledi



“Google Haberler” artık çok daha net bir görünüme sahip, ayrıca yeni özellikler de eklendi. Böylece çok daha “erişilebilir” bir nitelik kazandı.
Yeni tasarımın kullanımı çok daha kolay, göze hitap ediyor ve daha fazla içerik ve kontekst sunuyor.


Google Haberler şu an 15 yaşında. Bu süreçte görünümünde birkaç değişim daha yaşamıştı.
Geniş kapsamlı bir güncelleme en son 2010’da yapılmıştı.

Yeni tasarımın temel hedefleri; görünüm ve içerik derinliğini artırırken, bir yandan da kullanımının daha kolay olması. Google News, Ürün Yöneticisi Anand Paka, konuyla ilgili şöyle söylüyor: “Yeni tasarımın temel hedefi, kullanıcılara daha kaliteli bir gazetecilik hizmeti sunmak ve “Google News” u, herkes için çok daha “erişilebilir” kılmak.”

Paka’nın yaptığı açıklamalara göre “Google Haberler” içerdiği kontekstleri de artırdı. Yani artık, içerdiği bilgi hem daha fazla hem de çeşitliliği artmış durumda. Bu da demek oluyor ki, “Google Haberler” artık hem kullanımı daha kolay, hem de içerdiği bilgi açısından çok daha zengin.
Benzer haber ürünlerine baktığımızda “Apple News” oldukça güçlü, diğer taraftan “Facebook News Feed” birçok kullanıcı için öncelikli bir yere sahip. “Google Haberler” yeni tasarımıyla birlikte; öncelikli olarak önemli haberlere ve haber başlıklarına odaklanan geleneksel kullanıcıları hedeflemiş gibi görünüyor.
Google, değişimin birkaç gün içerisinde hayata geçeceğini duyurmuştu ve dediğini de yaptı. Şu an “Google Haberler” e girdiğinizde masa üstü için yeni versiyonu aktif durumda.

Seocu.com

Kullanıcı deneyimi ve Seo ilişkisi

Çoğu durumda bir internet sitemiz olsun diye başlayan çalışmalar ve vizyon eksikliği sebebiyle internet siteleri google gibi arama motorlarında çok başarı elde edemezler. Oysa internet sitesi yaptırmadan önce ve sonra verilecek doğru kararlarla hazırlanacak siteyi seo uyumlu hale getirmek mümkündür.


Kullanıcı deneyimi nedir ?

İnternet sitenize giren bir ziyaretçinin , ziyareti boyunca yaşadığı olumlu olumsuz tüm tecrübelerdir. Fayda, Teknik yeterlilik ve İçerik yeterliliği, Tasarım, Kullanışlılık gibi başlıklar altında değerlendirilen bir kavramdır.

Eticaret sitelerinde satış ve dönüşüm oranı optimizasyonunu artırmak için mutlaka kullanıcı deneyimini dikkate almanız gerekir. İlla eticaret sitesi olması gerekmez  blog sitesinde ziyaretçi sayısını artırmak için, haber sitesinde haberlerin daha çok okunması içinde aynı şekilde iyi bir kullanıcı deneyimi sunmanız gerekmektedir.

Doğru soruları sormak mükemmel bir kullanıcı deneyimi sağlar.

Arama motorları ve kullanıcı deneyimi

Google, Yandex gibi arama motorları özellikle son yıllarda çıkardıkları algoritmalar ile daha çok kullanıcı deneyimini esas alıyorlar. Yani bu şu demek oluyor ; ziyaretçi sitenize girdikten sonraki sinyaller oldukça önemli hale gelmiştir. Ziyaretçinin hangi sayfadan giriş yapmış, sayfada ne kadar kalmış, başka alt sayfalar dolaşmış mı, hemen çıkma oranı ne kadar ? gibi ölçümlerle faydalanarak sitenizin kullanıcı tarafından ne kadar beğenildiği , rağbet gördüğü gibi sonuçlar üretirler. Elbette google gibi arama motorları sıralama belirlerken 200 den fazla sinyali değerlendirirler. Yapılan canlı deneylerde de kullanıcı metriklerinin çok önemli olduğu ortaya çıkartılmıştır.


27 Kasım 2017 Pazartesi

WordPress Cpu Sorunu için Hosting Seçimi

Sıkıcı görünse de oldukça basit ve kolaymış. Bir göz atalım;


İster düşük hitli ister yüksek hitli tüm sitelerim için benim tercihim Veridyen firmasından yana. Hosting için neden bu firmayı seçtiğimi, yaşadığım bir tecrübeyi anlatarak açıklamak isterim.

Sitemdeki hitler arttıkça ben de WordPress cpu sorunu ile uğraşmaya başladım. Yaptığım wordpress cpu optimizasyonları da artık yeterli gelmiyordu. Host sağlayıcım VPS paketlerine geçmem için sürekli mail göndermeye başlamıştı.

Host sağlayıcımın destek servisinden pek memnun olmadığım için VPS için başka bir firmayla anlaşmaya karar verdim.

En iyi Hosting Firması rehberinden yararlanarak firmalarla iletişime geçtim. Sitemin durumunu ve istatistiklerimi bildirerek uygun bir VPS paketi önermelerini rica ettim.

Çoğundan uygun geri dönüşler aldım. Fakat Veridyen farklı olarak paket önermek yerine, kullandığım hostun teknik bilgilerini bildirmemi, buna göre daha sağlıklı bir öneri sunabileceklerini söyledi.

Gerekli bilgileri göndermemden 5 dakika sonra geri dönüş yaptılar ve VPS’ye hiç gerek olmadığını, paylaşımlı hosting servislerinin sitem için yeterli olacağını belirttiler.

Şimdi bir durup düşünmenizi istiyorum!

Türkiye’deki hangi servis sağlayıcı, VPS’ye geçme kararı almış bir müşterisini, “Masrafa gerek yok, uygun fiyattaki paylaşımlı hostinglerimiz işinizi görür.” diyerek karından vazgeçer?

Yurtdışında bunun örneklerine rastlayabilirsiniz. Fakat bu Türkiye’de malesef olmayacak bir şey. Bunu ancak ve ancak sistemine güvenen, müşteri memnuniyetini lafta değil gerçekten ön planda tutan bir firma söyleyebilir.

Ben yine de Veridyen‘in yeni bir firma olduğunu göz önüne alarak deneme amaçlı 1 aylık bir paket aldım. ve sadece 7,99 TL ödedim.

Host değiştirme işlemiyle benim yerime Ufuk Bey ve Kemal Bey ilgilendiler. Toplamda 1,5 GB’lık veri bulunduran sitemi yarım saat içinde, kesinti yaşamadan taşıdılar.

Bu süreçte sorduğum her bi soruyu büyük bir sabırla cevapladılar. Hem de öyle acemi ya da normal bir kullanıcının anlamayacağı teknik terimlerle değil, somut olarak, örneklerle ve gayet açık bir kullanarak.

Firmanın güncel teknolojiyle paralel giden gerçekten sağlam bir teknik altyapısı mevcut. Bu sağlam altyapıyı Türkiye’de sadece bir kaç firma sağlayabiliyor.

Veridyen firmasının farkı ise, 7/24 anında geri dönüş yapan, müşteri hizmeti üzerine eğitilmiş elemanlar yerine bizzat sistemin başında bulunan teknik elemanlardan destek aldığınız, sadece sorunu belirtmekle kalmayıp, sorunun çözümünü de size sunan; hatta çözümü uygulayan güleryüzlü bir destek servisine sahip olması.

Sonuç olarak o günlerde günlük 8k+ tekil hit alan sitemi Veridyen’e taşıyarak WordPress cpu sorunumdan geçici olarak kurtulmuş oldum.

Geçici olarak diyorum çünkü;

Her ne kadar teknik alt yapısı ve sunulan limitlendirmeler muazzam olsa da, hitler arttıkça paylaşımlı bir hostingde fazla barınamayacağımı biliyordum.

KAYNAK:wpmavi

Google Adsense Tıklama Başına Ne Kadar Veriyor

Adsense tıklama başına ne kadar kazandırır sorusunun yanıtı tamamen farklılık gösteren bir durum.

Hadi ama lafı geveleme de bize rakamlarla konuş… demeden önce bir durun.

Size rakam vereceğim. Söz. Önce bir okuyun.

Peki nasıl farklılık gösteriyor ve ne kadar farklılık gösteriyor ?

Hemen açıklayayım;

Diyelim ki sizin seyahat üzerine bir blogunuz var.

Böyle bir bloga kim reklam vermek ister ?: Online uçak – otobüs – tren bileti satan firmalar, tur firmaları, acentalar, oteller gibi turizm sektöründe olan bir çok firma.

Örneğin “otel rezervasyon” kelimeler bütününe adwords üzerinden reklam veren otel satan bir online rezervasyon sitesini ele alalım.

Google adwords üstünden “otel rezervasyon” kelimeler bütününün tıklama başına maliyetini öğrendiğimde karşıma 6,19 TL gibi bir rakam çıkıyor. Hemen alttaki resimde olduğu gibi. ( Bu arada bu maliyetlerin nasıl öğrenileceğini anahtar kelime analizi başlıklı yazımdan siz de öğrenebilirsiniz.

Google Adsense Ne Kadar Kazandırır – Otel Rezervasyon Kelimesi

Bu kelimenin reklam verenler için maliyetinin bu kadar yüksek olma sebebi ise, dediğim gibi bu kelimede rekabet eden bir çok firmanın ve kar marjının yüksek olmasından kaynaklı.

Bir firma ben tıklama başına 5 TL veririm derken, diğeri ben 5.5 bir diğeri ise ben 6.20 veririm diyor. Aynı açık arttırma gibi. Tıklama başına en çok rakamı hangi firma verirse de, onun reklamları en çok gösterime sunuluyor.

#Bir gezi blogunuz var ve “otel rezervasyon” kelimeleri ile birebir ya da yakından ilgili bir de yazınız var diyelim. Eğer siz bir adsense yayımcısıysanız, google adwords üzerinden tıklama başına 6,19 TL ile reklam veren bu firmaların reklamı sizin o yazınızda adsense reklam kodlarını yerleştirdiğiniz noktalarda yayımlanacaktır demektir.

Google Adsense Tık Başına Ne Kadar Veriyor - Otel Rezervasyon Kelimesi

Üstteki resim bir seyahat blogunun hangi kelimelerden tıklama başına kaç dolar kazandığını gösteriyor.

Resimde de gördüğünüz gibi bu blog “online otel rezervasyon” ve “otel rezervasyon siteleri” kelimelerinden tıklama başına 1,94 – 2.17 dolar kazanç sağlamış. ( Bu rakamlar ve kazançlar gerçektir. )

Bu örnek üzerinden yapıcağımız çıkarım ile google adsense ne kadar kazandırır sorusuna şu şekilde cevap verebiliriz;

Cvp:Google adwords üzerinden reklam verenler seçtikleri kelimeye (örn: otel rezervasyon) tıklama başına ne kadar ücret öderse,

Siz de adsense yayımcısı olarak bu reklam verenlerin bu kelimeler için (örn: otel rezervasyon) ödediği ücretinin büyük bir kısmını, blogunuzda bu kelimeler ile çok yakın ya da direkt alakalı içerikler yazdığınızda kazanabilirsiniz. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi tıklama başına nerede ise 6 TL gibi bir rakam.

Şimdi gelelim google adsense tıklama başına ne kadar veriyor sorunusun tam olarak nerede ve nasıl farklılık gösterdiğine.

Gelin bir de başka bir kelimeyi yine bir seyahat blogu gözü ile tekrar inceleyeylim;

Yine aynı seyahat blogunun “mersin tarihi yerler” kelimesini hedefleyen bir başka yazısından kazandığı tıklama başına adsense geliri ise incelediğim raporda 0,0 dolar olarak görünüyor; ( muhtemelen TL karşılığı da 0,10 – 0,15 kuruştur )..

kaynak:wpmavi

24 Kasım 2017 Cuma

Site Dışı SEO

Google’da ilk sayfada çıkmak adına tüm teknik, içeriksel ve analiz kısımlarını tam anlamıyla dört dörtlük tamamladıktan sonra odaklanmanız gereken en önemli nokta site dışı SEO.

Nedir bu site dışı SEO ?

#Site dışı SEO’dan kastım ise, aldığınız backlinkler, yani başka sitelerin size verdiği referans linkleri. Tabii şöyle de bir gerçek var;

Siz site içi optimizasyonunu teknik alt yapınızla, kelime analizinizle, Site içi SEO’nuzla, kaliteli içeriğinizle başarılı bir şekilde uyguladığınızda, site dışı SEO kendiliğinden oluşacak, sizin bunun için ayrıyetten uğraşmanıza bile gerek kalmayacaktır.

Çünkü insalar kaliteli üretimlere her zaman backlink sağlayacaktır. Sizi konuşacak, sizden bahsedecek dolayısı ile size link vereceklerdir.

Tabii yine de bunu tamamı ile oluruna bırakmamalı, google’da ilk sayfada çıkmak adına ayrıca backlink çalışması yapmalısınız. Backlink alma yöntemleri başlıklı yazım bu noktada size güzel bir rehber olacaktır.

Google Analytics Raporlama


Google Analytics “Raporlama” sekmesine girdiğimizde soldaki menüde hangi öğenin ne işe yaradığına tek tek bakalım.

# Gösterge Tabloları > Gizli > Gösterge Tablom;

Burası, tüm analytics verilerimize tek bir  yerden ulaşmamızı sağlayan özelleştirilebilir bir alan. Widget’ların üzerine gelip onları istediğimiz yere taşıyabilir, kaldırabilir ve düzenleyebiliriz.

# Kısayollar > Genel Bakış

Herhangi bir raporun araç çubuğunda bulunan “Kısayol” butonuna tıkladığımızda o rapor buraya eklenir. Böylece raporlarınıza bu menüden hızlıca erişebilirsiniz.

# Intelligence Etkinlikleri

Analytics verilerinizde oluşan ani veya önemli değişiklikler burada listelenir. Mesela pazartesi günkü hitiniz geçen hafta pazartesi günkü hitinizden gözle görülür bir şekilde düşük olduğunda bu durum bu sayfada raporlanır.

# Gerçek Zamanlı

Sitemizin o anki ziyaretçi durumunu gösteren, bildiğin bağımlılık yaratan alan. At yarışı izler gibi izliyorsunuz bir müddet sonra. Genel Bakış alt menüsünden o an sitemizde kaç kişi var, hangi sayfalarda geziniyorlar, hangi şehir ya da ülkeden gelmişler, arama motorlarından hangi sorgularla gelmişler, masaüstü mü, tablet mi, telefon mu kullanıyorlar gibi anlık detaylı bilgileri görebiliyorsunuz.

    Yerler: Ülke ismine tıklayarak ziyaretçilerin hangi şehirlerden geldiğini hem sayısal olarak hem de harita üzerinden görebiliyoruz.
    Trafik Kaynakları: Arama motorları üzerinden ve doğrudan site adresiyle gelen ziyaretçi sayılarını görebiliyorsunuz. Buradaki “Organik” terimi, arama motorları üzerinden gelen ziyaretçileri gösteriyor. “None (direct)” ise sitenize doğrudan gelen ziyaretçileri gösteriyor.
    İçerik: Sitemizin hangi sayfasında kaç kişi olduğunu gösteren alan.
    Etkinlikler: Sitemizdeki videoların izlenme sayıları, dosyaların indirilme sayıları, müzik dinlenme sayıları gibi verilerin anlık görünümünü sunan alan. Bu işlevi kullanmak için bazı kurulumlar yapmak gerekiyor. Bana biraz karışık geldi, lazım olmadığı için de üzerine düşmedim. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: Etkinlik İzleme
    Dönüşümler: Bir e-ticaret siteniz ya da levelli mevelli bir oyun siteniz vb. varsa, burada oluşturacağınız hedefleri takip etmenize olanak sağlayan bir zımbırtı.

# Kitle

Günlük, aylık, yıllık hit raporlarına ulaşabileceğimiz alan. Sağ üst köşedeki takvim zımbırtısını kullanarak istediğimiz tarih aralığındaki raporlara ulaşabiliyoruz.

    Genel Bakış

Bu alandaki “Oturum”, ziyaretçilerin sitenizdeki oturum sayılarını gösterir. Buradaki oturum meselesi, bir ziyaretçinin sitemizi açıp işini gördükten sonra kapatması işlemidir. Ip bazlı çalışır.

Misal bir ziyaretçi gün içerisinde sitemize aynı ip adresinden üç kere giriş yapmış. Diğeri bir kere, biri de on kere giriş yapmış. Bu durumda oturum sayısı 3+1+10=14 olmuş oluyor. Sağda solda duyduğunuz “Çoğul Ziyaretçi” sayısının karşılığı oturum sayısıdır.
Google Analytics Kitle Genel Bakış
Google Analytics Kitle Genel Bakış

——— Kullanıcılar ise, hit ölçümlerindeki en önemli veri olan Tekil Ziyaretçi sayısıdır. “Sitemin 10k tekil hiti var.” diyenler, buradaki “Kullanıcılar” verisini kastetmektedir. Bir ziyaretçi aynı ip adresinden sitemize isterse bin kere giriş yapsın, burada bir olarak sayılır.

——— Sayfa Görüntülenme Sayısı da her ziyaretçinin girdiği sayfa sayısının toplamını ifade eder.

——— Sayfa/Oturum sayfa görüntülenme sayısının oturum sayısına oranıdır. Oturum başına ortalama sayfa görüntülenmesi sayısını yansıtır.

——— Ort. Oturum Süresi bir ziyaretçinin sitenizde ortalama olarak ne kadar süre geçirdiğini gösterir.

——— Hemen Çıkma Oranı Bir örnekle açıklayalım. Sitemize gün içinde 100 kişi giriş yaptı. Bunlardan 60’ı, diğer sayfaları gezmeden tek sayfada işini bitirip çıktı. Diğer 40 kişi diğer sayfaları da gezdi.

Buna göre hemen çıkma oranı %60 olacaktır. Bu oranın yüksek olması pek iyi bir şey değil. Bu konuya Burak burada detaylıca değinmiş: Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür

——— Yeni Oturumların Yüzdesi sitemizle yeni tanışan kişiler ile daha önceden sitemizi ziyaret eden kişilerin oranlarını gösterir. Bu oranın dengede gitmesi güzel bir şeydir.

    Aktif Kullanıcılar: Sitemizi aktif olarak kullanan ziyaretçi sayılarını gösterir.
    Demografi: Ziyaretçilerimizin yaş ve cinsiyet bilgilerini gösterir.
    İlgi alanları: Sitemize gelen ziyaretçilerin ilgi duyduğu alanları gösterir. Google, topladığı verilere göre bu bilgileri bize sunar. Sitemize gelen ziyaretçilerin, internet aleminde ziyaret ettiği sitelere göre hangi kategorilere ilgi duyduğu bilgisi bize sunulur.
    Coğrafi: Ziyaretçilerin dilleri ve yaşadığı yerlerin bilgisini gösterir.
    Davranış: Yeni ve eski ziyaretçilerin katılımları, ne kadar süre sitemize kaldıkları gibi detaylı bilgileri bize sunar.
    Teknoloji: Ziyaretçilerin kullandıkları işletim sistemi, web tarayıcısı, abonelikleri bulunan internet sağlayıcı şirketleri gibi bilgileri gösterir.
    Mobil: Mobil ağ üzerinden (3g, 4,5g vs) gelen ziyaretçilerin kullandıkları cihazlar hakkında bilgi sunar.
    Özel: Özel olarak tanımlanan e-ticaret, adsense gibi ilişkilendirilmiş alanlardaki bilgileri sunar.
    Karşılaştırma: Seçtiğiniz kanallar arasında karşılaştırma yapmanızı sağlar. Mesela organik aramalarla gelen ziyaretçi sayısı ile doğrudan gelen ziyaretçi sayılarını ve oranlarını karşılaştırabilirsiniz.

#Edinme

Bu alan trafik kaynaklarımızı takip edebileceğiniz bölümdür. Ziyaretçilerimiz organik olarak mı ( arama motorlarından ) gelmiş, sosyal medyadan mı gelmiş, başka bir sitede var olan bağlantımızdan mı gelmiş, hepsini buradan görebiliyoruz.

——— Organic Search arama motorları üzerinden gelen ziyaretçi bilgisidir.

——— Direct doğrudan site adresini yazarak gelen ziyaretçi bilgisidir.

——— Referral diğer sitelerde bulunan sitemize olan bağlantılardan gelen ziyaretçi bilgisidir. Bu tip bağlantılara backlink diyoruz.

——— Social Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya sitelerinden gelen ziyaretçi bilgisini gösterir.

    Tüm Trafik: Buradaki diğer öğeleri açıklamaya gerek yok. Fakat burada bizim en çok işimize yarayacak olan “Kaynak/Araç” ve “Yönlendirmeler” alt menüsüdür. Bu alanda sitemize gelen ziyaretçilerin hangi kaynaktan geldiklerini görebiliriz. İstemediğimiz kaynakları engellemek için buradaki bilgilere başvurabiliriz.
    Adwords: Google Adwords kullanarak reklam falan yaptıysanız ve adwords hesabınızı bağladıysanız, verilere buradan ulaşabilirsiniz.
    Arama Motoru Optimizasyonu: SEO ile ilgili yaptığımız çalışmaların bilgilerine buradan ulaşıyoruz.
    Sosyal: Sosyal medya üzerinden gelen ziyaretçilerimizin verilerine buradan ulaşıyoruz.
    Kampanyalar: Diğer sitelere verdiğiniz reklam verilerine buradan ulaşıyoruz. Eğer diğer sitelere reklam verirken linkinizi buradaki servsiten dönüştürüp sunarsanız, bu bölümden reklamınızdan gelen ziyaretçilerin hit bilgilerini görebilirsiniz.

Şimdiye kadar yazdıklarım, analytics konusundaki bazı terimler hakkında bilgiler içeriyor. Bu terimleri anladıysanız, işin mantığını da kavramışsınızdır. Bu nedenle menünün geri kalanı hakkında bilgi vermiyorum. Genel bir web site yöneticisi için yukarıda anlattığım bölümler yeterli olacaktır. Bundan sonraki alanlar uzmanlara yönelik.

Resimlerinizi Yüklemeden Önce İsim Verin

Sitenize yüklemeye karar verdiğiniz resimleri nereden ve nasıl buluyorsunuz ? Gezi bloğunuz var kendiniz mi çekiyorsunuz ? Ya da google görsellerde aratma yaparak mı ? Ya da bulduğunuz resimler üzerinde değişiklikler yaparak mı ?

Peki bulduğunuz ya da çektiğiniz fotoğrafları bilgisayara nasıl kaydediyorsunuz ? Ben direkt çoğunuzun yaptığını söyleyeyim;

Resmi tetefonla çektiniz ve telefonunuz o resme varsayılan olarak ne isim atadıysa o şekilde kayıt altına alıyorsunuz. DCMIMAGE10.jpg ya da IMG000234.jpg şeklinde.

Ya da google görsellerde bulduğunuz resmi direkt resmi koyan site hangi isimde kaydettise, siz de o isimde kayıt ediyorsunuz.

#“Site trafiği” ile ilgili bir yazı yazıyorsunuz ve yazı görseli için sırf benzetme yapmak adına yoğun bir yoğun bir araç trafiği resmi buluyorsunuz fakat resim ismi “İstanbul trafiği” ve siz o resmi o şekilde bilgisyarınıza kaydediyorsunuz.

#İşin kötü yanı ise, bu resim isimleri üzerinde hiç bir değişiklik yapmadan sitenize yüklüyor oluşusunuz… Yazınız site trafiği ile alakalı ancak yazıda istanbul trafiği isimli bir resim var :S

#Ya da yazınızda görseller kullanıyorsunuz ancak sırf hiç bir anlam ifade etmeyen kelimeler kulladığınız için IMG000234.jpg şeklinde, google kullanılan isimlere anlam veremiyor. Ondan sonrada yazılarınızın google’da üst sıralarda çıkmasını bekliyorsunuz…

İşte, öncelikle bu kötü alışkanlığınızı bırakmalı ve resimlerinizi sitenize yüklemeden önce ne ile alakalı ise o şekilde isimlendirme alışkanlığı edinmelisiniz.

Neden ? Çünkü google sadece bir içerikte yer alan text, yani yazıyı incelemez, aynı zamanda yazıya eklenen resimlerin URL yapılarınıda inceler.

#Bir resmin URL yapısını ise, bilgisayarda o resme ne isim koyduysanız, o şekilde belirlenir.Resim optimizasyonu - Resimleri yüklemeden önce isimlendirme

Öncelikle paylaştığım resmin URL yapısını inceleyin. Mesela bu yazımda ilk başığımın altında hemen üstte kullandığım resmi resim-optimizasyonu-resimleri-yuklemeden-once-isimlendirme.jpg şeklinde kayıt ettim.

Bu noktada URL yapımda google resim URL yapısını inceleyeceği için yazımda odaklandığım anahtar kelimem olan resim optimizasyonu kelimeler bütününe de yer verdim. Ve aynı zamanda kullandığım resim ne ile alakalı ise, resme tam olarak o ismi verdim.

Eminim siz de bu yazımı okuduktan sonra sitenize resim eklerken, resimlerinize yazınız ile alakalı isimler vereceksinizdir ancak kafanızda olan soruyu biliyorum:

#Peki benim sitemde kelime olarak hiç bir anlam ifade etmeyen ( IMG000234.jpg ) şeklinde yüzlerce kayırlı resimlerim var. Onları geri dönüp, tek tek isimlendirsem SEO açısından bana bir faydası olur mu ?

#Kesinlikle olur. Bu soru daha önce moz tarafından cevaplanmış, isterseniz verilen cevaba Q&Q adresinden bakabilirsiniz.

23 Kasım 2017 Perşembe

Doğal Olmayan Backlink Örnekleri



Peki hiç mi istisnai durumlar yok?

Bağış siteleri!

Yani siz bir siteye bağış yaparsanız (örneğin bir gezgine dünyayı gezebilmesi için bir bağış yapıyorsunuz, o da size teşekkür etmek için sitenizin linkini bağışçılar sayfasında geçiriyor), o site de size backlink verirse bu suç mu?

Aslında yapılan bu takas Google politikalarını ihlal etmiyor. Hatta yüksek ihtimalle Google’ın destekleyeceği bir şey bile yapmış olabilirsiniz. Burada önemli olan konu, bu tarz çalışmaları ne kadar fazla yapıyor olduğunuzdur. Eğer daha önce hiç saçma sapan backlink paketleri almadıysanız, bu tarz para karşılığı backlink elde etme çalışmaları problem olmayacaktır, hatta SEO açısından işinize yarayacaktır.


Aşırı Miktarda Bağlantı Takası

Bana bağlantı ver, ben de sana bağlantı vereyim ya da karşılıklı bağlantılar vermeyi amaçlayan özel iş ortağı sayfaları Google’ın politikalarını ihlal eden bağlantı tiplerinden bir tanesidir.

Karşılıklı backlink çalışmaları her ne kadar çok tehlikeli gibi dursa da, bu tarz çalışmalar çok fazla karşımıza çıkabiliyor. Yani kendi alanlarında çok başarılı olan ve bir şekilde yolları kesişen iki sitenin birbirlerine link vermesinden doğal hiçbir şey olamaz.

Basit bir örnek verelim:

Diyelim içerik pazarlama alanında makaleler yazdığınız bir blogunuz var ve sektörde oldukça başarılısınız. Bir makalenizde SEO konusu geçti ve bir SEO sitesine link verdiniz. Öte yandan bağlantı verdiğiniz SEO sitesi de birgün içerik pazarlama ile ilgili size bağlantı verdi. Bundan normal ne olabilir ki?

Ancak,

Eğer gidip bir sağlık portalının footerından link alıp, sonra bu siteye sidebardan link veriyorsanız ve bu işlemi birçok site için de yapıyorsanız, o zaman Penguen algoritmasının tokatı ile mutlaka karşılaşırsınız.


Yüksek Miktarda Ana Kelime İçeren Bağlantı Metni Bağlantılar

Google’ın yüksek miktarda ana kelime içeren bağlantı metni bağlantılarına sahip büyük ölçekli makale pazarlama veya misafir olarak yayınlama kampanyaları hakkındaki düşünceleri oldukça olumsuz.

Misafir yazarlık, hiç kuşkusuz ülkemizde tercih edilen dijital pazarlama çalışmaları arasındadır. Yani bir bloga gidiyorsunuz ve sitesinde yayınlatmak üzere bir içerik oluşturuyorsunuz. E tabii yazıya link koyarak, sitenize de backlink kazandırmış oluyorsunuz.

Peki bunun nesi yanlış? Google neden bu konuda sıkıntı çıkartıyor?

Google’ın sevmediği konuların başında reklam kokan anchor text’ler gelmektedir. Yani basit bir örnek vermek gerekirse,

Kış aylarında tercih edecebileceğiniz uygun fiyatlı botlar arasında…

Yukarıdaki anchor text yani “uygun fiyatlı botlar”, belli ki yazıya tamamiyle reklam amaçlı koyulmuş. Bu tarz metinlerden çıkan linkleri Google sevmiyor.

Başka bir örnek ise hep aynı kelimeden link çıkmak. Yani “kiralık yat fiyatları” kelimesinde Google’da üst sıralarda çıkmak istiyorsanız, anchorlarınızın %90’nını bu kelimeden çıkmamalısınız.


Otomatik Programlar

Sitenize bağlantılar oluşturmak için otomatik programlar veya hizmetler kullanma konusu da bir diğer doğal olmayan backlink konusudur.

Backlink kasma olarak bilinen ve tam bir black hat SEO taktiği olan otomatik backlink kurgusu, kesinlikle yapılmaması gereken bir SEO çalışmasıdır. Forumlardan alacağınız 10TL lik paketler, otomatik programlarla sitenize link göndermekte ve sitenizin Google indeksinden kaybolmasına bile neden olabilmektedir.


Reklam Metinleri (Page Rank Akışı Olan)

Reklam metinleri, para ile link alma örneğine oldukça benzemektedir.

Genellikle sidebara eklenen reklam metinleri ile tüm sayfalardan page rank akışı hedeflenmektedir. Ancak eğer Google’ı kandırmayı başaramazsanız, başınız belada demektir.

Google, reklam amaçlı kullanılan metinlere kesinlikle Nofollow etiketinin eklenmesi gerektiğini belirtiyor. Yani istenen html yapısı aşağıdaki gibi olmalıdır:

<a href=”https://www.seosozluk.com/” rel=”nofollow”>Nofollow örneği</a>
Editoryal içerik

Editoryal içerik, bir web sitenin ürünlerini veya servislerini tanıtmak için yazılan yazılara verilen isimdir. Bu tarz çalışmalarda da eğer Google politikalarına uymak istiyorsanız, verilen linklere nofollow etiketi ekletmelisiniz.

Hemen hemen tüm SEO uzmanları bu tarz içeriklerle page rank değeri kazanmak için uğraş içerisinde, dolayısıyla eğer bu işi kitabına göre yapacaksanız, dikkat etmeniz gerekenler:

    Anchor textleri her defasında farklı kullanın (burayı, tıklayın gibi kelimeleri tercih edebilirsiniz)
    Hep aynı tarz kaynaklardan editoryal içerik temin etmeyin
    Kullandığınız içerikler birbirleri ile kesinlikle benzer olmamalı
    Bu işi genel backlink profilinize oranla çok fazla yapmayın


Kalitesiz Dizin Siteleri

Kalitesiz dizinlerden gelen linklerin değersiz olduğu çok açıktır. Dolayısıyla bilmediğiniz dizinlerden kesinlikle uzak durun derim.

Çalıştığım birçok müşterinin backlink profilini incelediğimde, karşıma bu tarz dizin siteleri hep çıkıyor. Yani birçok web site mutlaka uyanık SEO uzmanlarının tuzağına birkez düşmüş oluyor. Majestic veya ahrefs gibi backlink araçları ile yaptığım incelemelerden sonra genellikle ilk işim bu tarz dizin sitelerini engellemek oluyor. İnanın sırf bu tarz siteler yüzünden Google banlanma sorunu ile karşılaşan müşterilerim oldu.


Link Yerleştirilmiş Eklentiler

Bir eklenti yapıyorsunuz ve insanlar bu eklentiyi sitelerine koydukları zaman, size otomatik link çıkıyorlar…Google bu tarz çalışmalara da hiç sıcak bakmıyor.

Google’ın resmi sitesinde verdiği örneğe bakarsak:

Bu sayfanın ziyaretçileri: 1472
araç sigortası

Eğer ziyaretçi sayılarını gösteren bir eklenti yapıp, altına da Google’da üst sıralarda çıkmasını istediğiniz kelimeyi eklerseniz, sıkıntı yaşayabilirsiniz.


Footer Linkleri

Web sitelerin footer alanlarına eklenen linkler, birçok SEO çalışmasında kullanılan ancak yine oldukça tehlikeli linklerdir.

Örnek:

Eğer bir yazılım firmanız varsa ve yaptığınız sitelerin footer bölümüne imzanızı koyarsanız pek bir problem yaşamayacaksınızdır. En azından Google öyle diyor…

Veya hemen hemen tüm sitelerin footer bölümünde sosyal medya linklerine rastlanır. Yani düşünsenize, Facebook veya Twitter bu çalışmalardan zarar görüyormuş? ??

Peki footer linkleri ne zaman problem oluşturur?

Google’a göre, eğer footera koyulan linkler Google’ı kandırmaya yönelikse durum oldukça sıkıntılı. Mesela:

ofis mobilyaları anahtar kelimesinde Google’da yükselmek istiyorsunuz ve bir teknoloji haber portalı ile anlaşıp, footera linki eklettiniz? ee..? ne alaka şimdi ?? Google, ensenizden yakalar valla ??


Forum Yorumları

Forumlara eklenen linklere artık otomatik nofollow etiketi ekleniyor ancak yine de bu çalışmanın tadını kaçırmamak lazım. Yani forumlardan kendinize devamlı linki çıkışı yapmamalısınız. Bu çalışma domain authority değerinizin düşmesine neden olacaktır.

Google Analytics Intelligence Etkinlikleri


Google Analytics, websitemizden verileri toplayıp bizlere bu verileri ücretsiz sunan harika bir araçtır. Hatta eğer sitemizde normal olmayan bir şeyler yaşanırsa, Google Analytics Intelligence Etkinlikleri seçeneği ile bu bilgiler bize bildirilebilir. Hem de bedava! ??

Mesela diyelim sitenizin trafiği aniden çakıldı hatta sitenize hergün binlerce kişi gelirken o gün hiç kimse gelmedi. Bunun sebebi sitenizin çökmesi, hosting firmanızda yaşanan bir aksilik veya sitenizin hacklenmesi olabilir. Eğer Google Analaytics hesabınızdan Intelligence Etkinlikleri ayarı yaparsanız, bu uyarı size email yolu ile gelebilir.


Intelligence Etkinlikleri

Google Analytics Intelligence Etkinlikleri raporunun en iyi tarafı bu raporu bir kere hazırladıktan sonra hiçbir şey yapmanıza gerek kalmamasıdır. Yani gerekli kurulumu gerçekleştirdikten sonra eğer websitenizde bir problem yaşanırsa size bir email gelecek ve duruma müdahale edebileceksiniz.

Gelin şimdi de bu ayarları nasıl yapabileceğinize bakalım…
Intelligence Etkinlikleri Raporu

    Google Analytics hesabımıza giriş yapıyoruz.
    Raporlama menüsünün altından Intelligence Etkinlikleri’ni seçiyoruz.
    Genel bakış diyoruz ve özel uyarıları seçiyoruz


    Özel uyarıları yönet ve yeni uyarı diyoruz.
    Uyarıya isim veriyoruz, süreyi seçiyoruz ve en önemlisi “Bu uyarı tetiklendiğinde bana e-posta gönder” seçeneğini işaretliyoruz.
    Email adresimizi giriyoruz.

Yukarıdaki ayarları girdikten sonra yapmamız gereken nasıl bir uyarı girmemiz gerektiğine karar vermek olmalıdır. İlk örneğimizde eğer o gün sitenize hiç ziyaret gelmemişse nasıl bir ayar yapmanız gerektiğini anlatalım.

    Uyarı koşullarından tüm trafiği seçiyoruz.
    Şu durumda beni uyar “oturum” diyoruz ve
    değer 1 den küçükse diyoruz.

Bu ayarla beraber eğer o gün sitenize trafik gelmediyse size bir email gelecektir.

Başka bir örnek daha verelim,

Google algoritmalarında devamlı güncellemelere gidiyor ve yapılan güncellemelerin sonuçları bazen hiç de istediğimiz gibi sonuçlanmıyor. Yani bir trafiğimiz bir önceki güne göre ciddi oranlarda düşebiliyor. Bu durumdan da haberdar olmakta fayda var.

Uyarı koşullarını bu defa aşağıdaki gibi oluşturuyoruz.

Kaynak’ın içeriğini Google olarak seçiyoruz ve oturum sayısında bir önceki güne göre %70 lik bir düşüş olduğu taktirde bize email gönderilmesini talep ediyoruz.

Google Analytics Intelligence Etkinlikleri raporunu dilediğiniz metriklere göre oluşturabilir ve istediğiniz rapora ulaşabilirsiniz. Tanımladığınız “Goal”lerdeki değişikliklerden de haberdar olabilmeniz mümkün.

İşte bu kadar kolay. İşlerinizi ne kadar manuelden çıkarırsanız hem hata yapma ihtimaliniz azalır hem de analizlerinizi hızlıca yapabilirsiniz.

kaynak:seohocasi

22 Kasım 2017 Çarşamba

SMS Pazarlama

Cep telefonu kullanımına hızlı bir şekilde geçiş yaptığımız 2000 ‘lerden itibaren oldukça yaygın olarak kullanılan SMS pazarlaması, son yıllarda sosyal medya pazarlamasının önemini daha da arttırması ile eski popülerliğini yitirmiş gibi gözüküyor. Artan mecra sayıları ise bizi, pazarlama planında hangi mecra ne kadar yer alacak, hangi strateji hangi kanalda kullanılacak, kitlemiz hangi kanalda iletişime açık, kampanyamıza en uygun iletişim mecrası hangisi, vb. gibi birçok soru ile baş başa bırakıyor.



Bu sorulardan çıkacak cevaplarla pazarlama planlarını hazırlayan markalar, kendini rakiplerinden bir adım ileriye taşıyacak gibi gözüküyor. SMS pazarlama hala müşteri bağlılık, satışa yöneltme, vb. bir çok kampanyada kullanılan etkin yöntemlerden.

Peki, ama SMS Pazarlamanın kampanyanıza sağlayacağı faydalar neler?

Anlık İletişim

İstatistikler* bize SMS‘lerin ortalama 7 saniye içerisinde alıcılara ulaştığını gösteriyor. Mobil ve akıllı telefon kullanıcılarının cihazlarını yanlarından pek uzaklaştırmadığını düşündüğümüzde, SMS‘i pazarlama kampanyanız için çok hızlı bir iletişim aracı olarak seçenekleriniz arasında düşünmelisiniz.

Yüksek Okunma Oranı

E-maillerin okunma oranı % 20 – 25 seviyesinde. İngiliz posta servisi ‘’ Royal Mail ‘, gönderdiğiniz mektubun dahi % 95 oranında okuyucusuna ulaştığını belirtiyor. SMS pazarlamada ise okunma oranı oran % 98‘ lerde.

Burada basit bir gerçek var; yüksek okunma oranı, yüksek başarı şansını getiriyor.

Müşteri ile İletişimi Kuvvetlendirir

Uzun süreli müşteri bağlılığını yaratmanın anahtarı doğru zamanda , doğru şekilde gerçekleştirilen iletişimdir. İndirimlerden haber vermek, satın alma sonucunda gönderilen bir teşekkür mesajı, kargonun ulaşma bilgisi gibi bilgiler, müşterilerinizin satın alma sürecinde ve sonrasında yaşayacağı güzel bir deneyim sunmakta.

Kısa ve Net Mesaj İçerir

160 karakter ile sınırlandırılmış bir alanda anlatmak istediğiniz mesaj kısa ve net olmak zorundadır. Önemli olan nokta vurgulanır, müşterilerden istenen net bir şekilde ortaya konur veya teklif sunulur. Özellikle insanların konsantrasyon süresinin 9 saniyenin altına düştüğünü düşündüğümüzde, müşterilerinize yapacağınız ‘’call to action ‘’ çağrılarınız için güçlü bir seçenek olarak kampayanızda yerini alır.

Zaman Yönetimi

Herkesin bildiği önemli bir kavram var ‘’vakit nakittir ‘’. SMS pazarlama sizi uzun zaman harcanan diğer pazarlama stratejilerinden alır, kendinizi işinize verebileceğiniz zaman ile başbaşa bırakır.

Maliyet Verimliliği

SMS pazarlama geleneksel pazarlama araçlarına göre uygun çözümler sunar. Maliyetlerin düşük tutulması pazarlama bütçenizin hedeflere ulaşmasında önemli bir araçtır. Bu sayede rahat uyku uyuyabilirsiniz.

Çevre Dostu

Dünyada kesilen ağaçların % 40 ‘ı kağıt yapımında kullanılıyor. Yenilikçi firmalar bu % 40‘ın içerisinde olmak istemiyor. Üstelik firmalar, basılı reklama harcadıkları giderleri kıstıkları oranda, müşterilerini ödüllendirerek artı değer yaratıyorlar. Siz firmanızı hangi tarafta görüyorsunuz ?

Sonuç olarak SMS pazarlama, popülerliğini yitirmiş gibi gözükse bile belli avantajlarıyla hala elimizde bulunan güçlü araçlardan biri…

Etkili Instagram Reklamları İçin Püf Noktalar



Yüksek performanslı Instagram reklamı nasıl oluşturulur? Instagram reklamı oluştururken dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Son bir kaç aydır tekrar gündemde olan ve büyük, küçük bir çok firma tarafından kullanılmaya başlanan Instagram reklamları oldukça talep görüyor. Türkiye’de Instagram kullanımının oldukça yüksek olması ve kullanıcıların Instagram’da fazlasıyla vakit geçirmesi, firmaları Instagram’da daha etkili ve başarılı reklamlar oluşturmaya itiyor. Peki, etkili bir Instagram reklamı oluşturmanın püf noktaları nelerdir? Sizin için araştırdık.

Instagram görsel anlamda kullanıcıya hizmet etmesi sebebiyle görselliğin gerek reklam anlamında gerek de yapılan paylaşımlar anlamında nasıl bir öneme sahip olduğunu biliyoruz. Bu sebepledir ki bir Instagram reklamı hazırlarken dikkat edilmesi gereken 3 nokta bulunuyor. paylaşım  kalitesi, paylaşımların konsept odaklı olması ve paylaşımlarınızın marka ile ilişkili olması en önemli noktalardır. Bu 3 noktaya dikkat edildiği sürece reklam çalışmalarınızın başarısız olması kaçınılmazdır.

Görsel Kalitesi

İnstagram görsellik üzerine kurulu bir sosyal ağ olmasının yanı sıra kullanıcıların da bu görsellerden etkilenmek ve ilham almak için ziyaret ettikleri bir platformdur. Bu bağlamda gerek paylaşımlarınız gerekse reklamlarınızda kullanacağınız görsellerin kalitesi oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Görselleriniz kullanıcının firmanız hakkında bilinç altında oluşturacağı algının temelini oluşturur.  Görsel seçiminde 3 önemli noktayı göz ardı etmemek reklamverenlere büyük avantaj sağlayacaktır.

Görsel Seçimi

Instagram reklamlarında kullanıcılara ulaşmayı hedeflediğiniz görsellerin seçiminde mutlaka bir odak noktası belirlemelisiniz. Yoğun ve karmaşık görseller kullanmaktansa,kullanıcıların gözünü yormayacak ve vurgulamak istediğiniz öğeyi öne çıkaracak görseller hazırlamak avantaj sağlayacaktır. Firma logosu ya da firmanızın özel bir ürünü olabilir. Bu gibi vurgulamalar yapabilirsiniz. Ayrıca görsellerinizin daha iyi görüntülenmesi için görsellerinizi düzleştirebilirsiniz. Simetri ve üçte bir kuralını göz önüne almak da faydalı olacaktır. Reklam görsellerinizin her zaman yüksek çözünürlükte olmasına dikkat edilmesi gerekir elinizdeki görsel çok anlamlı ve güzel olabilir fakat iyi bir çözünürlüğe sahip olmaması ve kötü bir ışıklandırmaya sahip olması o görsel ile alacağınız verimi yüksek oranda düşürebilir.

instagram reklamı_5
Görsel – Marka İlişkisi

Reklamlarınızda yüksek kaliteli görsel kullanmanın yanı sıra kullanılan görsellerin marka ile ilişkisi oldukça büyük önem taşımaktadır. Kullanıcı diğer paylaşımlar arasında sizin markanızı tanıyabilmelidir.Instagram reklamlarında logo, simge veya kullanıcılara firmanızı anımsatacak renk gibi faktörleri kullanmak başarılı sonuçlar almanızı sağlar. Paylaştığınız görsellerin genellikle marka ile ilişkili olması önemlidir. Bazı dönemlerde ya da özel günlerde bağımsız, kullanıcının hoşuna gidecek görseller paylaşmakta önemlidir. Fakat reklamlarınızda kullandığınız görseller bu anlamda arndırılmış olmalıdır. Ve kullanıcı sizi sayfa akışında gördüğünde anlatmak istediğiniz mesajı alabilmeli ve firmanızdan alışveriş yapma isteği uyandıran görseller kullanılmalıdır.

Konsept Odaklı Olmak

Instagram reklamlarında görsel hikayeciliği konuşturabileceğimiz noktalardan biri de konsept odaklı paylaşımlarda bulunarak hem kullanıcının gözne hitap edip hem de kullanıcıyı bir hikaye içerisine çekerek firmanıza karşı bir sempati oluşturmalarını sağlamaktır. Bu konuda markanızla ilgili bir hikaye örgüsü oluşturacak görsel tasarlayıp belirli zaman aralıkları ile birbirinin devamı şeklinde yayınlamak, görsellerde farklı filtreler uygulamak ya da daha da ileri gidip bir filtreler dizisi oluşturmak gibi uygulamalar yapabilirsiniz.
Reklam İlkeleriniz Göz Ardı Etmemek

Instagram reklamı hazırlarken Facebook reklamları ile aynı yolu izlediğimiz düşünülürse her iki sosyal ağında reklam ilkeleri hemen hemen aynıdır. Örneğin Facebook’da reklam görseli 0azırlarken en fazla %20 oranında metin kullanılıyorsa Instagram reklamı için de bu kural geçerlidir. Burada önemli nokta reklamlarda görseli ön plana çıkarmaktır.  Gerçek ürün üzerinde yazı bulunan ürünlerin resimleri,oyun ve uygulama görsellerindeki gömülü metinler, yazının karikatürün bir parçası olduğu karikatürler bu kurala uymamaktadır. Logolar sloganlar,üstüne yazı eklenmiş görseller,sadece bu kuralın boşluğundan yararlanmak amacıyla ürünün üzerine yazı eklendiği belli olan görseller ise reklamlardaki görsel ilkelerine uymaktadır. Reklamlarınızın reklam ilkelerine uyup uymadığını tespit etmek amacıyla ızgara aracını kullanabilirsiniz.

21 Kasım 2017 Salı

Dijital pazarlama kanalı

Peki hangi dijital pazarlama kanalı sizin iş modelinize daha fazla uyuyor? Gelin en popüler olanları inceleyelim…


1 -Email Pazarlama:

Birçok işletme, dijital pazarlama sürecinde, kullanıcılara ait kişisel bilgilere ulaşmak ister. Daha sonra toplanan bu bilgilerden, email adreslerine gönderilen tanıtım emailleri ile satışların arttırılması hedeflenir. Eğer bu çalışma doğru planlanırsa, ortaya çıkan sonuç sizi oldukça tatmin edecektir.

Email pazarlama konusundan dikkat etmeniz gereken temel konular:

    Doğru kitleye, doğru tanıtımların yapılması
    Email gönderim saatlerinin A/B testleri ile belirlenmesi
    Email başlığının pazarlama metotları ile oluşturulması
    Email içeriğinizin ilgi çekici olması
    Açılış sayfanızın emailiniz ile uyumlu olması

2 – PPC Reklamları:

PPC (pay per click) reklamları yani tıklama başına ödeme yaptığınız reklam modeli, dünyada en çok tercih edilen reklam modelidir. PPC reklamlarına verilebilecek en iyi örnek Google AdWords reklamlarıdır.

PPC reklamları konusundan dikkat edilmesi gerekenler:

    Doğru anahtar kelime tercihlerinin yapılması
    Doğru reklam metinlerinin / görsellerin oluşturulması
    Negatif anahtar kelime çalışmaları
    Optimizasyon çalışmaları

3 – SEO:

SEO (Search Engine Optimization) yani arama motoru optimizasyonu ile organik arama motoru sonuçlarında üst sıralara çıkabilmeniz mümkün.

SEO çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenler:

    Hedeflerin ve stratejinin doğru belirlenmesi
    Black hat çalışmalardan uzak durulması
    Sabırlı olunması
    Kullanıcı deneyiminin konunun merkezine alınması

4 – Sosyal Medya Pazarlama:

Sosyal medya, son yılların kuşkusuz parlayan yıldızı. Sosyal medya sayesinde kullanıcılarınız ile aranızdaki buzları eritebilir, dolayısıyla satışlarınızı da arttırabilirsiniz.

Sosyal medya pazarlama çalışmalarında dikkat etmeniz gerekenler,

    Sadece içerik paylaşmak için paylaşım yapmamalısınız.
    Farklı olmalısınız.
    Komik/eğlenceli olmalısınız.
    Paylaşım saatlerinizi çok iyi belirlemelisiniz.
    İçeriklerinizi ölçümleyebilmelisiniz.

5 – İçerik Pazarlama:

İçerik pazarlama çalışmaları da son yılların en çok tercih edilen pazarlama metotlarındandır. Kaliteli içerikler oluşturarak, müşterilerinize çok daha kolay ulaşabilirsiniz. Ne demişler: Content is King!

İçerik pazarlama çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenler:

    Özgün içerikler oluşturulmalı.
    İçeriklerde görsel, video, infografik gibi güçlü pazarlama çalışmaları kullanılmalı.
    İçerikleriniz farklı olmalı.

6 – Affiliate Pazarlama:

Affiliate pazarlama yani satış ortaklığı ile ürünlerinizi pazarlayabilecek web siteler ile anlaşıp, müşterilerinizin ayağınıza kadar gelmesini sağlayabilirsiniz. Tabii ki uygun bir komisyon karşılığında ??

Affiliate pazarlama ile ilgili dikkat etmeniz gerekenler:

    Kaliteli yayıncılar ile çalışmalı, markanızın imajının zedelenmemesini sağlamalısınız.
    Yayıncılarınıza satış eğitimi verebilirsiniz.
    Yayıncılarınızın süreci (tıklama, satın alma vs…) çok iyi takip edebilmeleri için, kaliteli bir yönetim paneli oluşturmalısınız.

7 – Viral Pazarlama:

Pazarlama stratejinizde oluşturduğunuz mesajı insanlara ulaştırabilmenin en iyi yollarından biri de viral pazarlamadır. Özellikle growth hacking stratejisi ile yolan çıkan start-up firmalar için viral tam bir can simididir. Ancak yukarıda saydıklarım arasında en zor pazarlama çalışması hiç kuşkusuz viral pazarlamadır.

Viral pazarlama konusunda dikkat etmeniz gerekenler:

    Geleneksel pazarlamanın dışına çıkın.
    Gerçekçi ve samimi olun.
    Ücretsiz kavramını ön plana almaya çalışın.
    Y kuşağına hitap edebilin. Hatta Z kuşağına!

kaynak:seosozluk

Bir Blog Yazarı Nasıl Para Kazanır?



Bir blogunuz var ve harika işler çıkarıyorsunuz. Bütün günün yoğunluğu arasında güncel tutmaya çalıştığınız blogtan artık bir şeyler kazanmaya ne dersiniz?

Bugünkü yazımızda blog yazarlarının gelir kaynakları hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Tabi ki vereceğimiz bilgiler arasında blog yazarlarının dikkat etmesi gereken konuların da üzerinde duracağız.
Blog Yazarlarının Gelir Kaynakları

Gelin emeklerinizin karşılığını nasıl alabileceğinize birlikte bakalım…

Google AdSense Reklamları

Google AdSense reklamları olmasa ne yapardık bilinmez ?? Tüm içerik üreten sitelerin, portalların ve blogların en önemli gelir kaynağı hiç kuşkusuz Google AdSense reklamlarıdır.

Özellikle son yıllarda Google AdSense reklamları için onay almak oldukça zorlaştı. Yani yapılan başvuruların çok büyük bir kısmı artık reddediliyor. Eğer kaliteli içerik üretiyor ve kullanıcı trafiğiniz biraz arttıysa korkmanıza gerek yok, er ya da geç başvurunuz onaylanır. Peki başvurunuz onaylandı diyelim; Google AdSense reklamları ile ne kadar gelir elde edeceksiniz?

Kabaca bir hesap yapalım. Kesin doğru olmayacaktır tabi ki ama sadece fikir edinmeniz açısından aşağıdaki hesaptan yararlanabilirsiniz.

Diyelim sitenize günlük 500 kişi giriş yapıyor ve ortalama kişi başı sayfa okunma ortalaması 2. Yani günde 1000 sayfanız okunuyor diyelim…Böyle bir durumda ortalama 20 kişinin reklamlarınızı tıklayacağını ön görebilirsiniz. Ortalama tıklama başı maliyette 0.10tl olsun. Böylece hesap günlük 2TL olacaktır. Yani siteniz günlük 500 kişi giriyorsa ayda 60TL gibi bir kazancınızın olması mümkündür.

Aylık Reklamlar

Aylık reklamlar ile aylık gelirinizin bir kısmını sabitleme imkanınız var. Peki müşteri nasıl bulacaksınız?

Eğer sitenizin kullanıcı trafiği yüksekse, yüksek ihtimal sizi birileri zaten bulacaktır. Bu yüzden sitenizde mutlaka iletişim kısmı bulunmalı ve belirttiğiniz email adresini devamlı kontrol etmelisiniz.

Eğer kimse sizinle iletişime geçmediyse, iş başa düştü demektir. Yapmanız gerekenler:

    Sunum Hazırlamak. Websitenizin trafiğini, günlük ortalama okunan sayfa sayınızı, ilgili firmanın neden size reklam vermesi gerektiği gibi önemli bilgileri anlatan bir sunum hazırlamalısınız.
    AdSense Reklamları: Eğer sitenizde Google AdSense reklamları yayınlanıyorsanız, reklamları tıklayarak ilgili firma ile iletişime geçebilirsiniz. Firmaya reklamlarının hali hazırda sitenizde yayınlandığını, onlara özel bir alan isteyip istemediklerini sormalısınız derim.
    Google: Websitenizin anahtar kelimesini Google’da aratın ve karşınıza çıkan ticari işletmelere mail gönderin. Ne kadar çok mail atarsanız, müşteri kapma şansınız o derece artacaktır.

Bu hizmet karşılığında isteyeceğiniz fiyatı AdSense geliriniz varsa onunla kıyaslayarak belirleyebilirsiniz. Eğer daha önce herhangi bir reklam geliriniz yoksa tutarı pek de fazla tutup müşterinizi kaçırmayın derim ??

Tanıtım Yazısı

Tanıtım yazıları blog yazarlarının bir diğer gelir kapısıdır. Ancak bu konuda dikkatli olmak da fayda var. Neden mi?

Blogunuzun bir çizgisi var ve dolayısıyla sitenizde yayınlayacağınız tanıtım yazılarının, sitenizin kalitesini düşürmemesi gerekir. Ayırca tanıtım yazısından çıkacağınız link, kaliteli bir siteye gitmeli. Yasaklı veya spam sitelere göndereceğiniz linkler size zarar verecektir. Dolayısıyla bu yazıları incele eleyip sık dokumalısınız.

Tanıtım yazılarının en büyük avantajı, içeriğin müşterinizden gelmesi olacaktır. Yani siz, size gönderilen yazıyı sitenize koymaktan başka bir şey yapmak zorunda değilsiniz. Böylece hem siteniz güncellenmiş olacaksınız hem de gelir kazanacaksınız.

Fiyat konusuna gelince: sitenizin kalitesine göre değişmekle beraber bir tanıtım yazısı için isteyeceğiniz ortalama fiyat 50TL-100TL civarında olabilir.

Link Satışı

Sitenizden link satmak da size önemli oranda gelir sağlayabilir. Ama yine dikkatli olmanız gerek.

Link satışının en önemli avantajı çok zahmetsiz olmasıdır. Yani yapmanız gereken tek şey, yazınıza girip bir kelimeye link vermek. Link satışının en büyük dezavantajı ise sınırlı olmasıdır. Yani bir yazıdan maksimum 2-3 tane link çıkmanız gerekir aksi taktirde yazınızın kalitesini önemli oranda düşürürsünüz. Link çıkışı ile ilgili dikkat etmeniz gereken diğer konular ise:

    Link gönderdiğiniz sitelerin kaliteli olmasına dikkat edin.
    Link göndereceğiniz site ile yazınızın alakalı olduğun emin olun. (Yani zayıflama hapının etkilerini anlatan bir yazıdan ayakkabı mağazasına link çıkmamalısınız)
    Link gönderdiğiniz siteleri arada kontrol etmekte fayda var. Eğer link gönderdiğiniz site niyeti bozduysa veya 404 hatası veriyorsa, bu durum sizi yine olumsuz etikeleyebilir.

Link satışı için ise ortalama 20TL-50TL arası bir ücret talep etmeniz mantıklı olacaktır.


kaynak:seosozluk